Selam kitap dostlarım,
Bazı hikâyeler vardır; kapağını kapattığınızda bile karakterlerin nefesini ensenizde, o ağır duygusal yükü kalbinizin tam üzerinde hissedersiniz. Bugün size tam da böyle bir yolculuktan, ruhun en kuytu köşelerine dokunan Dönme Dolap romanından bahsetmek istiyorum.
Dönme Dolap, aslında hepimizin aşina olduğu o "aile" kavramının içten içe nasıl çatırdadığını, en güvendiğimiz duvarların nasıl üzerimize yıkılabileceğini anlatıyor. Hikâyenin merkezindeki Güneş ile tanıştığınızda, onun sadece bir yas süreciyle değil; ihanetle, suskunluklarla ve henüz hazır olmadığı bir olgunlukla nasıl baş başa kaldığını görüyorsunuz. Bir yanda annesinin yokluğuyla büyüyen o boşluk, diğer yanda evin içinde yankılanan sırlar... İnsan okurken ister istemez şu soruyu soruyor: Bir insan sevdiklerini korumak için kendi ruhundan ne kadar feda edebilir?
Yazar, mutluluğu hiçbir zaman bize tam bir huzur alanı gibi sunmuyor; tam nefes alacakken yeni bir rüzgar çıkıyor ve o dönme dolap yeniden dönmeye başlıyor. Güneş’in iç dünyasındaki o sessiz çığlıklar, Kerem’in sunduğu o ince güven duygusu ve Beren’in sarsılmaz dostluğuyla birleşince, ortaya sadece bir kurgu değil, hayatın tam kendisi çıkıyor. Okurken sadece bir genç kızın hikâyesini izlemiyorsunuz; hüzün, öfke ve çaresizlik arasında sıkışmış bir kalbin, yeniden ayağa kalkma çabasına ortak oluyorsunuz.
"Çünkü bazen tek bir an koca bir günü kurtarabilir."
Eğer siz de karakterlerin iç yaralarına bu kadar yakından bakmayı, samimi ve doğrudan bir dille anlatılmış o derin duygusal hesaplaşmaları seviyorsanız, bu kitap sizi Kadıköy’ün sokaklarından alıp kendi iç dünyanızın en hassas noktalarına bırakacak.
Peki, sizin okurken "bu yük benim omuzlarımda olsa ne yapardım?" dediğiniz, sizi derinden sarsan o kitap hangisiydi? Yorumlarda buluşalım!
Dönme DolapBurcu Parlak Sağsöz
Dönme DolapBurcu Parlak Sağsöz · DLS Yayınları · 20266 okunma