Harika bir öykü kitabı keşfettim. Gerçek bir öykü kitabı, şu yeni nesil Öykücülük anlayışıyla alakası yok! Ben öykü yazıyorum diyen arkadaşlar bu kitabı okuyup feyz alabilir. Hatta ileri gidip, konuları bakımından okullarda gönül rahatlığıyla da tavsiye edilebilir, diyorum.
Yazarın bir Sait Faik hayranı olduğunu anlamamak imkansızdı. Ancak bu hayranlıktan öteye geçmiyor. Aksine İsmet Bey'in yazdığı öykülerin her birinde ve her cümlesinde anlaşılırlık mevcut. Alttan alttan imalar, çöz uğraş yok. Okurken doğrudan ana fikir anlaşılıyor.
Bu öyküler için aşk, nefret, ihanet diyeceğimi sanıyorsan, aldanıyorsunuz. Çok beklersiniz. İsim vermek gerekirse 'An Öyküleri' diyebiliriz. Hepimizin başına gelen, bir şarkı duyduğumuz da yada bir olaya şahit olduğumuzda, o kısacık anlarda hatıralar üşüşür aklımıza.
O anların, anıları kimi zaman acı, kimi zaman umut, kimi zaman çözülmemiş bir gizem olur ve daha nicesi... Öykülerin adlarına hiç bakmadım, aklımda da tutamam ama bir tane bile sevmediğim yok. Hatta bazı öykülerden roman kurgusu bile çıkardı. Mesela çikolata fabrikası ile ilgili olan hatta son öykü de öyle bir hava verdi bana.
Bazı öykülerden ben de kendi anlarıma gittim... Mekan havasını oradaymış gibi hissettim. Yazarın gözlem yeteneğinin gerçekten çok iyi olduğunu her öyküden gördüm. Deneme zarifliğindeki yumuşak anlatım tarzını çok beğendim, memnun oldum.
Çok ama çok keyifliydi. Benden 10 aldı. Haliyle dehşet ve ibretle tavsiye ediyorum 🩷