·598 syf.····Okunma: 23 Mart 2026 10:58 Şolohov’un eserinin dördüncü ve son cildi, İç Savaş'ın son demlerini, Don Kazaklarının Bolşevik iktidarına karşı yürüttüğü çaresiz isyanı ve Kızıl Ordu'nun bölgedeki kesin zaferini merkeze alır. Bu ciltte odak noktası artık ideolojik tartışmalardan ziyade, yıllar süren savaşın, yıkımın ve savrulmaların getirdiği derin tükenmişliktir. Başkarakter Grigoriy Melehov’un Kızıllar, Beyazlar ve son olarak yerel isyancı çeteler (Fomin çetesi) arasında sürüklenmesi; eski mülkiyetini, geleneklerini ve otonomisini korumaya çalışan orta köylülüğün tarihsel yenilgisini simgeler.
Aksinya'nın trajik ölümü, Grigoriy'nin geçmişe ve kişisel tutkularına dair son bağının da kopması anlamına gelir. Romanın o meşhur finalinde Grigoriy'nin silahlarını nehre atarak evine, hayatta kalan tek varlığı olan oğlu Mişatka'ya dönmesi oldukça çarpıcıdır; bu son, eski dünyanın geri dönülmez çöküşünü ve bireyin yeni kurulan merkezi devlet gerçekliği karşısındaki mecburi teslimiyetini gösterir. Şolohov bu son ciltte siyasi bir zafer propagandası yapmak yerine; tarihsel bir dönüşümün sıradan insanlar, aile bağları ve Don coğrafyası üzerinde yarattığı ağır travmayı son derece nesnel, yalın ve trajik bir gerçekçilikle resmeder.