MİM’i mimledim :)
9/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 13:49
Eveetttt farklı esintili bir kitap ile satır sonuna geldik. Yazarın kalemi ile ilk tanıştığım kitabı olarak gayet beğendim. Muzip dili, zeki tespitleri,göndermeli ekleri ve dolambaçlı ekleri ile gayet beğendiğim bir kitap oldu. Okurken Bu Hikâye Senden Uzun Osman yankılandı kelimeler arasında. İlk onun satırları gözümde canlandı. Aynı hissi uyandırdı satır hatıralarında. Ancak tabiki ikisi de kendine has dili ve benzetmeleri ile güzel yer etti kitap listemde. Hikayenin temelinde:’ yadırgadığın her şeyi yaşayabilir , yadırgadığın herkese dönüşebilirsin’ düsturu vardı.yapmam denilen şeylerin yapıldığı , yaparım dediğimiz şeylerin hasır altı atıldığı bir silsileler zinciri karşıladı baştan sona. Esas kahramanımız olan anlatıcı ayrıca eseri kaleme alan yazar olarak karşımıza çıkıyor. Karşımıza çıkma hikayesi biraz üzücü olsada bütün olayların temelinde bu hikaye var. Kocasını aldatan Feribe’nin hayatındakilerin farkında olması unutmanın ve hatırlamanın hayatın getirilerinden olması ve aslında şükretmemiz gereken bir çok şey varken bunların farkında olmamamız üzerine kurulu bir hikaye. Kocasını aldatıp eski sevgilisi de onu bırakınca aşk açısından kurtulmak için mazi imha merkezi(MİM) isminde bir merkez duyup oraya giderekten acısını unutma üzerine kurulu bir hikaye. Orada aslında yas sürecinde geçilen aşamalar , insanın kendisine inanaması ve çevresinde olan bitenin farkında olması, yaşadığı yada yaşayacağı güzellik ve zorlukların üstesinden gelme çabaları araya espirili ve göndermeli latifeler ile anlatılmış. Feribe’nin kocasını aldatması, annesinin intiharını görüp ondan sonra psikolojik olarak yıpranması ve destek alması, babasını suçladığı şey ile kendisinin aynı şeyi yapması, hayatında aslında onu seven ve düşünen bir koca var iken farkında olmadığı güzellikleri bırakıp başka insanlarda mutluluğu araması ve bulamaması üzerine kelimeler birbiri ardı sıralanmış şekilde karşımıza çıktı. Hayata dair göndermeler, gerçekler üzerine düşündürmeler , varolan şeyleri görememenin getirdiği kayıplar gayet güzel anlatılmış. Beni en çok üzen kocası Vedat’ın vefası ve kıymet bilinmeyen sevgisi üzerine oldu. Karısının kendisini aldattığını bildiği halde psikolojik durumunun kötü olması nedeni ile onu desteklemeye devam etmesi beni üzdü fazlası ile. Aşk kaç kişilik sorusu sürekli döndü zihnimde. Unutma derslerinin getirdiği kabullenme sesleri hayatta olması gereken ve olmasını istemesek bile zoraki olan şeylerin kaçınılmaz olduğunu anlatmış bize. Severek okuduğum bir kalem oldu. Kendisine laf sokmaları bile eğlendirdi beni. Bu arada Mazi İmha Merkezi denilen bir yer olsa gider miydim? Gitsem hangi mazimi silerdim? Diye düşünmedim desem yalan olur ancak kitabı bitirdiğimde kendime şu cevabı verdim; yaşadıklarım, hatalarım , sevaplarım, günahlarım, mutluluk ve hüzünlerim yaşanmamış gibi olsaydı şuanki ben olmazdım. Şuanki ben olmayacak isem maziyi imha etmenin ne anlamı olacak ki? o yüzden maziyi imhadan ziyade yaşanılanları düşünme ve ders alma merkezi daha cazip geldi
1000Kitap
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,4bin okunma
·
148 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.