Katrine Engberg – Rıhtım (Kopenhag Serisi 3) okurken beni en çok içine çeken şey, hikâyenin merkezindeki gizemli kayboluş oldu. Varlıklı bir ailenin 15 yaşındaki oğlu Oscar’ın ortadan kaybolması ilk başta sıradan bir kaybolma vakası gibi görünse de olay ilerledikçe arkasında çok daha karmaşık ve karanlık bir hikâye olduğu hissediliyor. Dedektifler Jeppe Kørner ve Anette Werner ipuçlarını takip ettikçe hem ailenin hem de Oscar’ın çevresindeki insanların sakladığı sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlıyor. Aileye gönderilen tehdit notları ve liman çevresinde yaşanan gizemli olaylar kitabın merak duygusunu sürekli canlı tutuyor.
Yazar hikâyeyi sadece bir polisiye olay olarak anlatmakla kalmamış; karakterlerin psikolojisine ve ilişkilerine de oldukça yer vermiş. Bu da okurken karakterleri daha iyi anlamayı sağlıyor. Ancak bazı bölümlerde tempo biraz yavaşlayabiliyor ve özellikle başlangıç kısmı biraz ağır ilerleyebiliyor. Buna rağmen ipuçları çoğaldıkça hikâye hız kazanıyor ve olayların nasıl çözüleceğini merak ederek sayfaları hızlıca çevirmeye başlıyorsunuz.
Katrine Engberg’in kalemi sade ama atmosfer kurma konusunda oldukça güçlü. Mekânları ve karakterleri detaylı bir şekilde anlatması hikâyenin içine girmeyi kolaylaştırıyor. Polisiye ve gizem sevenler için sürükleyici bir kurgu sunan Rıhtım, bazı yerlerde temposu düşse de gerilimi ve şaşırtıcı gelişmeleriyle akılda kalan bir kitap oldu benim için.