İnsan en çok alışkanlıklarının içinde kaybolur. Bazen bir düşünceyi tekrar eder, bazen bir duyguyu, bazen de aynı hatayı...
Ve fark etmeden kader diye yaşadığı şey, aslında kendi tekrarlarının sonucudur.
Tekrar edilen her düşünce beyinde bir yol açar. Her söylenen cümle, her verilen tepki, her dönülen eski kapı...
Bir süre sonra otomatikleşir. Sen seçtiğini sanırsın ama aslında seçtiğin şey seni seçmeye başlar.
Bırakamadığın öfke seni sertleştirir.
Bırakamadığın kırgınlık seni yorar.
Bırakamadığın kişi seni eksiltir.
Bırakamadığın alışkanlık seni bağımlı kılar.
Ve en tehlikelisi şudur:
Tekrar ettikçe normalleşir.
Normalleştikçe sorgulamazsın.
Sorgulamadıkça değişemezsin.
O yüzden dur...
Bir adım geri çekil ve izle.
Aynı cümleleri mi kuruyorsun?
Aynı insanlara mı gidiyorsun?
Aynı yarayı mı kaşıyorsun?
Unutma;
Tekrar kader değildir.
Farkındalık başladığı yerde döngü kırılır.
Sen değişmeye karar verdiğinde,
Tekrar zincir olmaktan çıkar, tecrübe olur.
Şimdi kendine şunu sor:
Bırakamadığım şey bana ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor?
Çünkü izleyen bilinç uyanır.
Uyanan bilinç özgürleşir.