·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2026 00:00 Satranç en sevdiğim oyunlardan biri olduğundan kitabın ismi direk ilgimi çekti, acaba nasıl biriymiş Don Sandalio diye, tüm satranç oyuncuları gibi zeki, disiplinli, yalnızlığı seven biriymiş.
Gelelim kitabımıza, ana kahramanımız Felipe isimli birisinden mektuplar alır ve ona mektuplar yazar, o mektupların derlemesinden oluşan bu kitapta, ana kahramanımız yalnız kalma ihtiyacı hisseden, insanlardan bunalmış, ikiyüzlülüğe tahammülü olmayan, kendine has bir yaşam tarzı ve disiplini olan biri. Bir gün küçük bir mahallede ücra bir köşede kalmış mahalle kahvesine girer ve insanların satranç oynadığını görür, kendisine Don Sandalio adındaki kişiyi rakip bilir ve Don Sandalio ile satranç oynamaya başlar. Her gün onunla satranç oynamaya bu mahalle kahvesine gelir ve bir gün onun kahvede olmadığını görür, etraftaki kişilere sorar, Don Sandalio hapse girdi derler, ben oynarım seninle satranç der, fakat o kişi ile oynadığı satranç oyunundan zevk alamaz.
İlerleyen zamanlarda da satranç ustası Don Sandalio'nun ailesi ana kahramanımız ile konuşmaya çalışır, "lütfen bana onu anlatmayın hakkında hiçbir şey bilmiyorum, o da beni tanımıyor bilmiyor sadece satranç oynuyoruz kendisi ile" der.
Ama içten içe onunla karşılaşmak istemektedir, hapiste başkası ile satranç oynuyor mu acaba, o oyundan zevk alıyor mu diye sürekli düşünür... Bir gün Don Sandalio'nun ölüm haberini duyar ve yıkılır, üstelik peşinde Don Sandalio'nun ailesi vardır, ondan bahsederler sürekli, fakat kahramanımız duymak istemez, çünkü kendi kafasında yarattığı ve ağzından sadece "şah mat" sesini duyduğu Don Sandalio vardır, başkasının bildiği Don Sandalio değil ve başkasının bildiği Don Sandalio'yu bilmek istemez...
Çok beğendiğim bir solukta okuduğum ve yalnızlığı çok güzel anlatan güzel bir derleme olmuş, mutlaka okuyun derim...