9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Modern toplumda hepimizin zaman zaman hissettiği o derin yalnızlığa ve kalabalıklar içinde "görülmeme" hissine ayna tutan, oldukça dokunaklı bir roman. Hikâyenin merkezinde iki yaralı kadın var: Bir yanda çocukları tarafından adeta yok sayılan, onlara görünmez olduğunu hissedince sessizce isyan edip ıssız bir köy evine sığınan yaşlı Selime Teyze; diğer yanda ise annesi tarafından terk edilmiş, sevgisizliğin ve kimsesizliğin yükünü kalbinde taşımış olan Meltem. Yazar, hiç beklenmedik bir şekilde aynı çatı altında yolları kesişen bu iki kadının birbirlerinin yaralarını nasıl sardığını anlatırken, bizlere "gerçek bir aile olmak için kan bağına değil, sevgiye ve ilgiye ihtiyaç olduğu" mesajını çok samimi bir şekilde veriyor. Romanın kurgusu da ilgi çekici; sırayla bir bölüm Selime Teyze'nin, bir bölüm ise Meltem'in bakış açısından anlatılıyor. Meltem'in anlattığı bölümlerde, babaannesinden miras kalan eski bir tarif defterindeki tatlılar hikâyeye eşlik ediyor. Bu tatlı tarifleri yalnızca birer yemek değil; Meltem'in çocukluk acılarının, anne boşluğunun, aidiyet arayışının ve psikolojik hafızasının çok güçlü metaforları olarak karşımıza çıkıyor. Kitabı okurken Şermin Yaşar'ın o sade, samimi, deyimler ve atasözleriyle bezenmiş günlük dilini hissetmek çok keyifli; adeta bir tanıdığınızla dertleşiyormuşsunuz gibi akıp gidiyor. Fakat bu sadeliğin her okura hitap etmediğini de belirtmek gerek. Sonuç olarak; edebi anlamda çok derin ve karmaşık beklentilere girmeden okunduğunda , kendi yalnızlığımızla, görünmez kıldığımız yaşlılarımızla ve aile bağlarımızla bizi yüzleştiren; hüzünlendirirken bir yandan da içimizi ısıtan oldukça "tatlı" bir roman. Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun!
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.