·144 syf.····Okunma: 13 Ekim 2023 00:00 Merhaba Japon Edebiyatı. Beni takip edenler farklı türde kitaplar okumayı ne kadar sevdiğimi bilirler. Her tarzı ufak ufak deneyimlediğimi düşünürken, Japon Klasikleri'ni hiç okumadığımı fark ettim. Geç olsun, güç olmasın diyerek başladım ben de bu yolculuğa.
Osamu Dazai son zamanlarda en çok karşıma çıkan Japon yazarlardan bir tanesi oldu. Benim de okuma listemde olan "İnsanlığımı Yitirirken" adlı romanı bu mecrada o kadar çok gördüm ki, insanlığımı yitirmeden ben de okumalıyım dedim Zira okumadım çünkü öncesinde yazarın diliyle tanışmak, tarzını anlamak için kaleme aldığı başka bir eser olan "Pandora'nın Kutusu"nu okudum. Neyse ki amacıma ulaştım ve yazarın karamsarlığını buram buram hissederek tarzı hakkında bir fikir edindim. Şimdi asıl okuyacağım kitabı için hazırlıklı olduğumu düşünüyorum.
Gelelim bu hikayemizin konusuna... Tüberküloz hastası olan bir gencin, iyileşmek için günlerini geçirdiği sağlık dojo'sunda (sanatoryum) yaşadıklarını yazıp arkadaşına yolladığı mektuplardan oluşuyor kitap. Tarlakuşu lakaplı bu genç, intiharın eşiğinde ve umudunu kaybetmiş bir haldeyken günlerini geçirdiği bu sanatoryumda iyileşmeye başlıyor ve içi yeniden yaşama isteğiyle doluyor. İkinci Dünya Savaşı'nı kaybeden Japonya' nın içinde bulunduğu umutsuzluk halini, Tarlakuşu'nun gözünden anlatıyor yazar bize. Kendi intiharından birkaç yıl önce kaleme aldığı için otobiyografik ögeler de taşıyor hikaye.
Anlatımı ve hikayesiyle beni çok tatmin etmese de, yazarla tanışma kitabı oldu benim için. Bu nedenle herkesin sevebileceğini düşünmüyorum. Yine de merak edenler çıkarsa okuması nispeten kolay bir kitaptı diyebilirim. Diğer kitabı için gerekli motivasyona sahibim, o halde bana iyi okumalar...