Türkiye Askeri Bir Toplum Mudur, Değil Midir?
Puan vermedi·296 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:13
Türkiye Askeri Bir Toplum Mudur, Değil Midir? Feroz Ahmad, Türk modernleşmesinin kökenlerini incelerken temel bir soruyla yola çıkar: Türkiye askeri bir toplum mudur, yoksa sivil örgütlenmenin hâkim olduğu bir yapıya mı sahiptir? Yazar, Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’nin kuşkusuz askeri bir toplum karakteri sergilediğini belirterek analizine başlar. 1. Modernleşmenin Öncüsü Olarak Ordu Türkiye’nin modernleşme hikayesi aslında ordunun modernleşmesiyle başlar. Bu, "tepeden inmeci" bir modernleşme modelidir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan bu yapıda asker, topluma sadece güvenlik açısından değil, yaşamın her alanında yön veren bir figürdür. Günümüzde kullanılan pek çok teknolojinin kökeninin askeri Ar-Ge’ye dayanması gibi, Türkiye’de de modernleşme önce kışlada başlamış, ardından halka sirayet etmiştir. Kılık kıyafet devriminden ekonomik modellere kadar pek çok yenilik, önce orduda uygulanmış, ardından toplumsal bir dönüşüme dönüştürülmüştür. 2. Cumhuriyet ve "Askeri Kimliğin" Tasfiyesi Ahmad, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte çok kritik bir dönüşüme dikkat çeker: Askerin siyasetten tasfiyesi. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a bir asker olarak çıkıp sürece sivil olarak devam etmesi, Kazım Karabekir gibi isimlerin siyasi hayata atıldıklarında askeri kimliklerini geride bırakmaları, bu sivilleşme çabasının en somut örnekleridir. 1923’ten sonra askerlerin Meclis’te yer alması devam etse de, bu durum "askeri kimlikle" değil, "siyasetçi kimliğiyle" gerçekleşmiştir. 3. Vesayet, Darbeler ve Değişen Toplumsal Algı Yazar, 1923 sonrasında başlayan askerin siyasetten uzaklaşma sürecinin, çok partili hayata geçişle birlikte yeni bir evreye girdiğini belirtir. Bu dönemde asker, kendini sistemin bir "gözetmeni" olarak konumlandırmış; darbeler ve muhtıralar aracılığıyla sivil siyaseti dizayn etmeye çalışmıştır. MGK gibi yapılar üzerinden askerin siyasi kararlar üzerindeki etkisi uzun yıllar devam etmiştir. Ancak vurgulanan kırılma noktası, "son darbe girişimi" (15 Temmuz) olmuştur. Halkın ilk kez askeri bir müdahaleye karşı sokağa çıkarak direnmesi, Türk toplumundaki "dokunulmaz asker" algısını değiştirmiş ve askerin ilk kez bu denli güçlü bir şekilde sorgulanabilir hale gelmesini sağlamıştır. 4. Ekonomik Bir Güç Olarak Asker: OYAK ve Savunma Sanayii Feroz Ahmad’ın analizinde askerin sadece siyasi değil, ekonomik bir aktör olduğu da vurgulanır. Türkiye’deki askeri yapı, Mısır gibi ülkelerdeki "tarım yapan asker" modelinden farklı olarak, teknoloji ve finans odaklı bir gelişim göstermiştir. OYAK gibi büyük finans kurumlarının kurulması ve yerli silah sanayiinin ülke ihracatında devasa bir paya ulaşması, askerin ekonomik alanda hala belirleyici bir söz sahibi olduğunu kanıtlamaktadır. Feroz Ahmad’a göre Türkiye, Osmanlı’dan devraldığı askeri toplum özelliklerini modernleşme süreci boyunca dönüştürmüştür. Ordu; siyasetten sivil hayata, ekonomiden teknolojiye kadar modern Türkiye’nin mimarı olmuş, ancak zamanla sivil iradenin güçlenmesi ve toplumsal bilincin artmasıyla bu "askeri vesayet" sorgulanır bir boyuta evrilmiştir.
Modern Türkiye'nin OluşumuFeroz Ahmad · Kaynak Yayınları · 2019392 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.