Gönderi

Olric’le Konuşa Konuşa Tutunamayan Olduk
8/10
·724 syf.··
2026 30. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 09:59
Bu benim ikinci kez okuyuşum. İlk okuduğumda bu kadar içine girememiştim. Demek ki her kitabın okunması gereken vakti bambaşkaymış. Dokunacağı yerler, dokunduğu zaman anlam kazanıyormuş. Bu kez öyle yerlerime değdi ki… sanki satırlar beni benden iyi tanıyordu. Bu kitap bir hikâye değil sadece. Bir iç hesaplaşma. Bir insanın kendine, hayata ve “insanlara” yetişemeyişinin hikâyesi. Selim’de kendimi gördüm, Turgut’ta kendimi aradım. Ve en çok da Olric’te… sustuğum ama içimde konuşan o sesi buldum. “Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin?...” Bu satırları okurken insan sadece Selim için üzülmüyor. Kendine üzülüyor. Çünkü o yalnızlık tanıdık. O çaresizlik, o iç sıkıntısı… hepimizin içinden geçmiş bir yer. Selim’in dünyaya tutunamayışı bir zayıflık değil aslında. Fazla hisseden, fazla düşünen, fazla “insan” olan birinin yorgunluğu. Çünkü; “Selim’in içgüdüleri iyi gelişmemişti. Çıkarlarını pek bilmezdi... çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaklardır.” Belki de bu yüzden kaybediyoruz. Çünkü biz hesap yapamıyoruz. Kalbimizle yaşıyoruz. Ve kalple yaşayanlar bu dünyada hep biraz eksik kalıyor. Kitap boyunca insan ilişkilerine öyle bir yerden bakıyor ki yazar… insanın içi sızlıyor: “Kızımı bir memura verdim; kızımı bir subayla evlendirdim! Demek o zaman insanla evlenmek adeti yokmuş.” İnsan olmanın bile ikinci plana atıldığı bir düzen… İşte tam da bu yüzden Selim bu dünyaya sığamıyor. Ve belki en can yakıcı olanı şu: “Ne istiyorlardı senden Selim?... İnsana ihtiyacın vardı… İnsanı arıyordun canım kardeşim. Bunda utanacak ne vardı?” İnsan istemek… anlaşılmak istemek… bu kadar zor olmamalıydı. Ama oldu. Ve biz bunu kabullenmek zorunda kaldık. Tutunamayanlar bana şunu hissettirdi: Unutulan insanlar değiliz biz… sadece yanlış kalabalıkların içinde kaybolmuşuz. “Sonra unutacaklar… sizin de yokluğunuza alışacaklardır.” İnsan en çok buna kırılıyor. Yerinin doldurulmasına değil… yokluğuna alışılmasına. Ve o meşhur cümle… belki kitabın özeti: “Hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz.” Gülüyoruz. Ama içimizden değil. Yazarın noktalama işaretlerini yok sayan o akışı… ilk başta göz korkutuyor gibi. Ama aslında hayat gibi. Düzensiz, duraksız, bazen nefes aldırmayan… ama bir o kadar gerçek. O cümlelerin içinde kaybolmuyorsun; aksine kendini buluyorsun. Ve Olric… Hepimizin içinde bir Olric var. Bize gerçeği söyleyen, kaçtığımız yerlerde bizi yakalayan, bazen acıtan ama hep doğruyu fısıldayan o iç ses… “Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric?...” Belki de en büyük tutunamamazlığımız cesaret edememek. Bu kitap bana şunu öğretti: Eksik değiliz. Sadece fazla hissediyoruz. Ve belki de bu yüzden… “Ben kendimi yeterli görmüyorum. Ne için yeterli? Her şey için.” Tutunamayanlar bir kitap değil. Bir ayna. Ve ben bu aynada kendimi gördüm. Teşekkür etmeden bitiremezdim bu incelemeyi yol arkadaşlarım sensiz olmaz, diyen okurken defalarca "Ayyy ablaaa " єѕяα ོ diye başlayan cümleler kurduğum , Yha Kevser seninde olman gerekiyor deyip emri vaki de bulunduğum arkadaşım , "Ahh Sema'm tekrar okumana çok sevindim" diyen LeyLi ᥫ᭡.ִ hep yanımdaydılar kitap okuma anlamlı iken onlarla okuyor olmak bambaşka bir anlam daha kazandı teşekkür ederim .İyi ki varsınız. Siz değerli okur dostları mutlaka bu kitabı okuyun çünkü okumadıysaniz okurluk vasfınızda bir eksiklik olacaktır. Daima sevgi ve kitapla .....
Alıntı
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
528 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ah be Sema’m bu incelemene ne yazsam az kalır sıradan cümleler kurmak bu incelemeye haksızlık olur Tutunamayanlar kitabını herkes okur ama herkes senin gibi hissedemez Sen kelimelerin arasına saklanan o kırılganlığı o yalnızlığı o iç sesi öyle güzel yakalamışsın ki bazı cümlelerinde kendimi yakalanmış gibi hissettim. Ve en çok da biz gerçekten kaybolmadık sadece yanlış kalabalıklarda yorulduk dediğin yer içime dokundu içim cız etti boğazım düğümlendi. Hani bazı yazılar vardır okurken bu kadar mı güzel anlatılır dedirten işte bu tam öyle. Her satırını hissettim gözlerim dolu dolu okudum Selim’i anlatışın Turgut’taki arayışın Olric’te susturamadığın o sesin hepsini hissettim. Sanki şu an yazmıyorum da gözlerinin içine bakarak söylüyorum bunları hisset lütfen. Biz seninle bu kitapla birbirimize çok güzel tutunduk gülyüzlüm🥹🫠 İyi ki tekrar okumuşsun iyi ki böyle bir inceleme yazmışsın ben de seninle birlikte bir kez daha hissettim bu kitabı🙏🫂🫂 Güzel yüreğine naif kalemine sağlık canım benim 🤍🌸🤍
єѕяα ོ buluşalım ablamm 🌺
Sema'm 😢😢 Arka fonda bu çalıyor youtu.be/ASvySommDFI?si=... Bunun eşliğinde yazıyorum.. Derinden hissettim, belki de en mükemmel incelemen bu olmuş, ruhunu kalmışsın; yüreğini tüm ciplakligiyla ortaya sermissin.. İlginç olan incelemeye aldığın alintilari birebir benim de okurken hissetmiş olmam.. Hatta şu alıntı da "Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin?..." Canım yandı.. Gözlerim doldu.. İçimde bir isyan hareketi başladı.. Selim için değildi.. Selim olan sema için Selim olan Esra için Selim olan Leyla için.. Öyle bir canhirasla bağırış sergilenmisti ki ruhumda.. Yangını durduramadim.. Yanıyor Sema'm.. Birden olric cikti.. O günden sonra iç sesime bir isim bulamadigima yandım.. halbuki işte O, oğuz atay'di.. Dert olan Selim'in arayışı.. Derman olan Olric'le bütünlesti.. Fırtınalı bir deniz yolculugnda, azıksız, bitik, yitik.. Allah'ım yet!!! Diye feryattan sonra Olric'in gelmesi Allah'ın yettim demesiydi. Sonra azık geldi, ruhumuz kıyıya vurdu.. Harika bir okur olan sen, bu eserle Tescilledin.. Donanımına, hayran olduğum kadın, yüreğine, kalemine, kelâmina, bedenine sağlık.. Anlasilamiyoruz çünkü fazla hissediyoruz.. Ama anlaşıldığımız yerde çiçekler açıyoruz inanın yüreğim sen ve Esra ile gülistan olmuş.. Var olun.. Gözlerim doldu. 😢😢🫶
LeyLi ᥫ᭡.ִ daima bekledeyiz o fikirlerin mükemmelliğinden hiç şüphem yok 🫂😇
Tutunamayanlara inceleme gelmiş hem de melegimdennnnn!!!!! Saatleri, zamanı durdurun lütfen 🥳🥳🥳 bu bir önsöz. Şimdi okumaya geçiyorum :)
LeyLi ᥫ᭡.ִ o eşsiz yorumunu o kadim okurlugunun verdiği tutkuyu yine derinden hissedeceğim bir yorum bekliyorum 🌺
Oğuz atay çok sevdiğim karakter 😊
ᥫ᭡ ÇaLıKuŞu ᥫ᭡ ︎︎ daha önce yaptığınız bir inceleme neticesinde bir kitap okumama vesile oldunuz.. Şimdi ise tutunamayanlar kitabı. Bu kitabı herkesin elinde görüyordum ama okumam sıkılırım. Çok kalın düşüncem hakimdi. Lakin gerçekten derin ve samimi inceleme olmuş. Kelimeleri değil, kalbi konuşturmuşsunuz. Merak uyandırdı. Okuyacağım inşallah ben de siz gibi sadece bir okuyan değil, hisseden olurum. Nice keyifli kitaplar okumanıza. Teşekkürler paylaşımlarınız için Normalde bu kadar uzun yorum da yazamam. İncelemeyi okuyunca yorum yapma gereği duydum. Bu kadar uzun yazdıran kesinlikle bu inceleme. Aslında çok uzun da değil sizin yorumlara göre
Sessiz Tuğra şimdiden keyifli okumalar dilerim yorumunuz için teşekkür ederim 🙏🏻
Reklam
yön veren pervaneler...