Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 10 Mart 2026 00:00 Yıl 1579 İstanbul Padişahın gözdesi Nazperver hatun aniden ortadan kaybolur...
Yıl 2023 Van Gölünün yakınların da bir tarlaya bilinmeyen bir ışık ve ardından bir patlama sesi
Tarla sahibi Şükrü yetkililere haber verir ama önce kimse inanmaz gidip gördüklerin de gözlerine inanamazlar.
Dr. Leyla Arslan var. Cambridge’de eğitim almış olsa da, onu asıl yönlendiren şey bilimden çok içindeki boşluk ve kaybolan babasının gölgesi. Rüyalarında karşısına çıkan eski semboller, aslında onu sadece bilinmeyene değil kendi geçmişine de yaklaştırıyor.
Bu yolculukta yanlız değil ona eşlik eden binbaşı Emir Kaya, Nesrin,Melis ve Sibel ve hepsinin de birer görevi vardır.
O gizemli cisim de üç ölü bir de yaralı kurtulan kendi gezeninden gelen Alaz Leyla'nın iletişim kurabilmistir.
Kendilerine Menry adlı çift güneşli bir gezegenden geldiklerini söyleyen bu varlıklar kendilerini “Kök Atalar” olarak tanıtıyor. Söyledikleri ise insanın içini ürpertiyor: Bir zamanlar yıldızlardan geldiklerini ve şimdi geri dönme zamanının geldiğini iddia ediyorlar.
Ve her iki gezegen için 5 kişilik bir grupla takas edebileceklerini söyler bundan sonra neler yaşanacaktır ve hükümet bu işi kabul edecek mi?
Açıkçası ben bilim kurgu kitaplarına biraz mesafeli yaklaşan biriyim. Ama bu kitapta yazarımız dili olsun yarattığı Evren olsun sinematik bir okuma sağlıyor.
Okurken bazen bazı olayların çok fazla hızlı ilerlediği bazı şeylerin ise çok hızlı geçiyor gibi hissettirdi.
Bilim, tarih ve mitoloji iç içe geçen sadece bir keşif değil insanın kim olduğuna dair derin bir sorgulamaya dönüşüyor. Okurken insanın aklıyla kalbi arasında ince bir çizgi de kaldığını. Çünkü anlatılan şey sadece bir “ya olursa” diye düşünürken bir yerden sonra “ya gerçekten öyleyse” diye düşünürken buldum kendimi ve böyle olunca da merakla okuduğum bir kitap oldu