Sınırsiźlığin ,kötülüğün kol gezdiği, karanlık bir kitaptı. Alışık olmadığımız mefhumlarla günlük bir dil konuşuyordu her sayfasında.Uyusturucu,kokain,fuhuş,cinayet ,depresyonla geçen bir kurgu.Hakan Günday tarz olarak dünyanın karanlık tarafıyla bir edebiyat kurmustu. Dili yabancı olduğumuz bir tarz olsa da hoşuma gitti .Hayat zaten iyi ile kötünün toplamı değil miydi ?Günday kitapta başını bir kapıdan çıkarıp bize göz kırptı, hoş bir rastlantı oldu okur için güzel farklı bir tattı.Karanlik sayfaları, kitabin sonlarında aydınlatan sözcük aile mefhumuydu,ailenin sıcaklığı, sınır bilirliği , koruyuculuğu sayfalara kök saldı, kötülükleri bertaraf etti. .Kinyas in şizofrenik dünyasına, ailesinin, yara bandı olması,yeryuzundeki değerlerin daha bitmediğini ve Kinyasin yasam mücadelesine tekrardan başlaması burun deliklerimden oksijen aldırdı.Kinyas in kendini normallestirmesi farkındalığı alkışa değerdi.Kinyas karanlık bir kuyudan kaybolmuşlugunu çekip çıkardı. Diğer kahramanımız Kayra ise beyin ölümünü gerçekleştirmek için dünyanın bütün karanlık sokaklarını dolaştı,durdu.kinyas ile kayranin yollarının ayrılması kötülüğe vurucu bir darbe oldu.Kayra nin içinde hep bir ev ,aile özlemi vardı ,inkar etsede bunun enbuyuk göstergesi ,bir barda tanıdığı hayat kadınını yanına alip herşeyden elini ayagini çekip ,sahilde bir eve yerlesip buna aile görüntüsü vermekti.