Puan vermedi·133 syf.····Okunma: 15 Mart 2026 03:51 Kitabı genel olarak beğendim. Dili oldukça akıcıydı. Biraz da mizahi bir dille yazmış kendisi. Bu yüzden anlatım tarzı hoşuma gitti. Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Sanırım bu yıl yeni yazarlar tanıdığım bir yıl oluyor. İsmine baktığımız zaman depresif bir kitap gibi duruyor olabilir ama tam olarak öyle değil. Kitaptaki bir karakter oldukça neşeli ve çevresindeki insanlara mutluluk aşılamaya çalışan biri. Sanki hayattaki amacı buymuş gibi. Her kötü şeyde iyi bir yan buluyor ve insanları intihar fikrinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Okuduğum zaman hayatımda böyle birinin olmasını istedim. Amacına ulaşıp ulaşmadığını okuduğunuz zaman görürsünüz. Bunlar kitapla ilgili olumlu düşüncelerimdi. Bir de olumsuz yanlarına değinmek istiyorum. Kitap trajik bir sonla bitti. Bu şekilde biteceğini düşünmemiştim. Aslında böyle bitmesine gerek de yoktu bence. Bir de yazar kitapta evlerin olduğu bir siteden bahsediyor. Bu sitenin ismi ''Unutulmuş Dinler Sitesi'' birkaç alıntı yapmak istiyorum. ''Unutulmuş Dinler sitesinde kapıcı... Evet canım Muhammet Kulesinin kapıcısı.'' (s. 17) İslam dininden bu şekilde bahsetmiş. Yine aynı şekilde 71. Sayfada ise Musa Kulesi şeklinde bir ifade geçiyor. Burda da tek bir dini değil birkaç dini hedef alıyor. Yazarın hangi dine mensup olduğunu bilmiyorum. Belki de herhangi bir dine mensup değildir. Fakat bence dini konuları bu şekilde kullanması hoş olmamış. Zira bu dinler hiç de unutulmuş dinler değiller. Belki de içinde kinaye yatıyordur. Çünkü yazarın dili, anlatımı bu şekilde. Sadece bu iki konuya da yer vermek istedim. Okuyacak olanlara iyi okumalar diliyorum.