Bertrand Russell’ın “Sigara içmek hayatımı kurtardı” sözü… İlk duyduğumda, o ince sırıtışını gözümde canlandırmıştım.
Bu cümle, filozofun karakteristik ironisinin, hatta biraz da meydan okumasının doruk noktası. Sanırım Russell burada sigaranın sağlığa zararlarını inkar etmiyordu—o kadar sığ değildi. Daha çok, yaşamın tam da “zararlı” dediğimiz şeyler içinde bize bir nefeslik alan açtığı o kırılgan noktaya işaret ediyordu.
Onun için belki sigara; stresin bıçak sırtında bir başa çıkma biçimiydi, dağınık düşünceleri toparlayan ritüel, bir yalnızlıkta bile kurulabilen dolaylı bir sosyallikti. Ama asıl mesele şu: Bir filozof olarak Russell, dogmaların ardında ezilmiş insanlık halini her zaman aklın ve alışılmışın dışında bir yerden kavramaya çalıştı. O yüzden bu sözü, hayatın paradokslarına attığı kısa ama keskin bir çıpayı andırır.
Kurallar herkes için geçerlidir ama herkesin kuralla imtihanı kendine özgüdür. İşte bu gerilim, onun sözünü bugün bile bu kadar tetikleyici, bu kadar estetik kılıyor.
Kim bilir, belki de gerçekten kurtardığı şey, “olması gereken” ile “olan” arasında sıkışmış bir özgürlük alanıydı.
BURAK YELİN
#BertrandRussell #Felsefe #Paradoks #Ironi #DüşünceSanatı #EstetikBirDireniş #VaroluşunKıyısından #Hayatınİçinden #DumanlıSatırlar #TakipçiOl