Yoksul insanların boş zamanları olması düşüncesini varlıklılar öteden beri tiksintiyle karşılamışlardır. XIX. yüzyılda İngiltere'de erkekler için günlük olağan çalışma süresi on beş saatti; çocuklar genellikle on iki saat, ama çok kere de yetişkin erkekler kadar çalışırlardı. Ukala işgüzarlar bu çalışma saatinin çok fazla olduğu düşüncesini ileri sürdükleri zaman onlara, çalışmanın yetişkin erkekleri içkiden, çocukları da yaramazlıktan alıkoyduğu söyleniyordu. Çocukluğunda, şehirli erkek işçilerin oy hakkını kazanmasından az sonra, resmi tatil günleri yasalaşınca, üst sınıflar çok kızdılar. Yaşlı bir düşesin şöyle dediğini hatırlıyorum: "Tatil yoksulların nesine gerek? Onlar çalışmak zorundadır." Gerçi zamanımızın insanları bu düşes kadar açık yürekli değiller; ama aynı duygu onlarda da güçlüdür ve bu duygu, içinde bulunduğumuz tutumcu keşmekeşin asıl kaynağıdır.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell
nishtiman, bir alıntı ekledi.
25 May 11:13 · Kitabı okuyor

Çalışma ahlakı, köle ahlakıdır, modern dünyada ise köleye ihtiyaç yoktur.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell
nishtiman, bir alıntı ekledi.
25 May 11:12 · Kitabı okuyor

İroninin Böylesine Ne Demeli?
İnsanoğlunun tasarruf alışkanlığının net sonucu, parasını ödünç verdiği Devlet’in silahlı kuvvetler gücünü artırmaktan ibarettir.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell
MaGeLLaN, bir alıntı ekledi.
18 May 18:29

Bilim bize öğretebilir, ve sanırım kendi kalplerimiz de bize artık etrafta hayali destekler aramamamızı, göklerde müttefikler yaratmamamızı ama bunun yerine bu dünyayı, kilisenin yüzlerce yıldır yaptığı yer yerine, yaşamak için uygun bir yer haline getirmek amacıyla kendi çabalarımızı kullanmamız gerektiğini artık öğretebilir. –

Din ile Bilim, Bertrand RussellDin ile Bilim, Bertrand Russell
failimuhtar, bir alıntı ekledi.
10 May 22:27 · 6/10 puan

Anıların beyinde yer etmiş oldukları, fiziksel yapının bir değişikliği yoluyla da davranışları etkiledikleri düşünülür. Buna benzer düşünceler karakter için de ileri sürülebilir. Bir adam öfkeli, başka bir adam da soğukkanlıysa, bu ayrılık salgı bezlerine varıncaya dek izlenebilir. Kişiliğin esrarlı, karmaşık olduğu yolundaki inancın bilimsel bir dayanağı yoktur, üstelik bu inanç yalnız, bizim insan olmaktan dolayı duyduğumuz böbürlenmeyi okşadığı için benimsenmektedir.

Din ile Bilim, Bertrand Russell (Sayfa 123)Din ile Bilim, Bertrand Russell (Sayfa 123)
failimuhtar, bir alıntı ekledi.
10 May 22:16 · 6/10 puan

Bilimsel bakımdan, çok az yiyip gökyüzünü gören bir adamla, çok içip yılanlar gören bir adam arasında hiçbir ayrım yoktur. İkisi de düzensiz bir durumun etkisindedirler, bu yüzden algıları da düzensizdir. Düzenli algılar, yaşama savaşında bir işe yarayabilmek için, gerçeği bildirmek zorundadırlar; ama düzensiz algılardan böyle bir şey umulamaz, tanıklıkları da düzenli algıların tanıklığıyla bir olamaz.

Din ile Bilim, Bertrand Russell (Sayfa 113)Din ile Bilim, Bertrand Russell (Sayfa 113)