Puan vermedi·344 syf.····Okunma: 26 Mart 2026 07:06 Çok büyük bir Sufi mistiği olan bir kadın, Rabia al-Adawia hakkında şu hikayeyi duydum.
Bir gece, insanlar onu yolun ortasında oturmuş bir şeyler ararken buldular. Yaşlı bir kadındı, gözleri zayıflamıştı ve iyi görmüyordu. O yüzden komşuları yardıma geldiler. "Ne arıyorsun?" diye sordular.
Rabia dedi ki, "Bu soru çok gereksiz, arıyorum işte. Yardım edecekseniz edin."
Güldüler ve şöyle dediler: "Rabia, sen delirdin mi? Sorumuzun gereksiz olduğunu söylüyorsun, ama eğer neyi aradığını bilmezsek sana nasıl yardım ederiz?"
Rabia dedi ki, "Pekala. Sırf siz memnun olasınız diye söylüyorum, iğnemi arıyorum, iğnemi kaybettim."
Ona yardım etmeye başladılar - ama derhal fark ettiler ki yol kocamandı, iğne ise minnacık bir şeydi.
O yüzden Rabia'ya, "Lütfen bize nerede kaybettiğini göster - tam yerini, yani. Yoksa çok zor olacak. Yol çok büyük ve biz sonsuza dek arayıp duracağız. Nerede kaybettin?" diye sordular.
Rabia dedi ki, "Gene gereksiz bir soru soruyorsunuz. Bunun benim arayışımla ne alakası var?"
Durdular. "Sen kesin çıldırmışsın!" dediler.
Rabia, "Peki," dedi. "Sırf sizi memnun etmek adına söylüyorum, evimde kaybettim onu."
"O zaman ne diye burada arıyorsun?" diye sordular.
Ve derler ki Rabia şöyle cevap vermiş, "Çünkü burada ışık var ama içerisi karanlık."