Ey toprağımın kokusu, ey elleri nasırlı insanımın emeği, kocaaaa ovalardan soframızın bereketi bu hikaye bir yerde size. Değerli yazarımızın harika bir kitabıyla geldim.
Gölgeden Kalan İzler: Bir Ruhun Anatomisi
Bazen insan, kaçtığı yere mi aittir yoksa vardığı yere mi?
Yeni bitirdiğim “Gölgeden Kalan İzler” (Memet Çerkez), beni tam da bu sorunun orta yerinde bıraktı. Kitapta, çocukluğu yoksullukla yoğrulmuş bir karakterin, bugün ulaştığı zenginlik ve konforun içinde yaşadığı o tuhaf “sıkışmışlık” hissini okuyoruz.
Lüks sofralarda otururken bile zihnin hala çocukluktaki o eksik parçaları araması; insanın cebi dolsa da ruhundaki boşluğun tarihsel örgüler ve köklerle dolması gerektiğini öyle güzel anlatmış ki...
Beni en çok etkileyen şu oldu: Karakterin sadece bugünüyle değil, tarihin tozlu sayfalarında kendi hikayesinin izini sürerek bakış açısını dönüştürmesi. Geçmişin gölgesinden kaçmak yerine o gölgenin bize ne anlatmak istediğini anlamak asıl zenginlikmiş.
Kendi içindeki o tezatlarla barışmak isteyen herkese şiddetle tavsiyemdir.”Gerçek anlamı ararken sadece gölgeden kalan izleri takip ediyoruz..