BİR BAŞKA SEN
.
" Zamanda ne geçmiş vardır ne de gelecek. Her şey şimdi dediğimiz anda mevcuttur sadece. "
Dedesinden kalan evde yaşayıp dedesinin dükkanından gelen kira ile geçinen Zafer, antika eşyalarla dolu evinde uyurken alt kattaki eski telefonu çalar. Cep telefonu varken evden arayan kim olacaktır ki? Babasıyla dargın olsa da, aklına ilk gelen yine babası olur ve telefonu açınca yaşar büyük şoku. Öldü bildiği arkadaşı Hakan telefondadır. O geceden sonra ne bir haber ne bir ses aldıkları Hakan, antikacı Yakup' un dükkanının yanını almıştır ve yine ikna eder arkadaşını görüşmeye. Plan başlamıştır...
Zaman taciri'dir antikacı Yakup. Neden mi böyle demişler ona? Seneler önce kasasına koyduğu ve kimsenin dokunmasına izin vermediği bir kristal taşlı kolye . Saklı dehlizler ile farklı zamanlara ve kopya kendilerine götüren , üzerinde R harfi olan bir kristaldir buna müsebbib.
Zambak. Altın sarısı saçları ile eski İstanbul evlerinin fotoğraflarını çekiyordur sözde. Peki Zafer'den istediği nedir? Bahçesindeki kilitli kuyuyu görünce aklından neler geçmektedir? Dylan, Yakup'tan devralmıştı sırrı ama Zambak ile ilişkisi nedir?
Farklı kurgusu, merakla okutan hikayesiyle 'zaman geçip gidiyor mu, yoksa geçmiş ve gelecek bir yanılsama mı? 'diye soruyoruz okudukça kendimize? Zaman seyyah olmak mı, yoksa an'da yaşamak mı? Belki de seyir halindeyiz bir geçitten gelme ve farkında bile değiliz henüz.
Antika, tarih, farklı zamanlardaki kişiliklerimiz ve zaman. Kurguya damga vuran ve keyifle okumamızı sağlayan olaylar silsilesinin kahramanları işte bu kelimeler. Hadi, sizlerde Kapalıçarşı'ya Zaman Taciri Yakup'un dükkanına buyrun ya da surlara giderek hala var mıdır bilinmez kafatasları ve kemikler arasında başka bir kristal bulun kendinize. Pişmam olmayacağınız #birbaşkasen , farklı kurgusuyla #tavsiyemdir sizlere.