·296 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Mart 2026 17:13 Sevebilse bile sevmemek…
Bir yazarı okumaya başlamadan önce onun hayatını tanımak, eserlerini daha derinden hissedebilmek için önemli bir başlangıç.
Charles Bukowski’yi daha önce hiç okumamıştım. Merak ettiğim bir yazardı ve biyografisiyle başlamak istedim.
Howard Sounes’in kaleminden onu okumak, bir hayat hikâyesinden çok, insanın kendi sınırlarına çarpışına tanıklık etmek gibi.
Dışarıdan çılgın ve umursamaz görünen bu hayatın içinde,
aslında ciddi bir kırılma, ihmal ve bastırılmış bir öfke var.
Sert bir baba, susan bir anne…
Korunmayan bir çocuğun izleri, yetişkinliğinde kurduğu her ilişkide hissediliyor.
***Bir insan sevgi görmüyorsa,
ailede hayal kırıklığıyla büyümüşse,
bunu nasıl verebilir ki?
Bilmediği bir duyguyu insan nasıl yaşatır?***
***Sevebilse bile sevmemek…
Yaklaşabilse bile uzaklaşmak…***
*Bazı insanlar sevmeyi değil, uzaklaşmayı öğrenir.*
Bukowski’nin kadınlara yaklaşımındaki sertlik,
bana bir karakterden çok, taşınan bir kırgınlık gibi geldi.
Yazarlık gücü ise tam burada başlıyor:
Karanlığını süslemeden, saklamadan yazabilmesi…
Güzel olmaya çalışmıyor, ama gerçeğe çok yaklaşıyor.
Bu yüzden bu biyografi benim için bir hazırlık oldu.
Önce insanı tanımak, sonra yazarı okumak…
Artık kitaplarına geçmeye hazırım.