Gönderi

8/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2018 13:00
Pierre Bourdieu ve “Televizyon” üzerine bir kaç not Pierre bourdieu, sosyoloji çalışmaları aslında bir cerrahi operasyona benzer; öncelikle masaya yatırılan sorunsalın en ince ayrıntısına kadar iredeler, parçalara böler sonra tekrar bir araya toparlayıp görüşünü belirtir. Bu yüzde televizyon üzerine olan çalışması da benze yöntemi izlemiştir. Kitap piyasaya çıktıktan sonra uzun bir süre gündemde düşmedi, çünkü konu, tartışmayı en çok seven gazeteciliği olmasının da bir etkisi vardır. Özelikle medyaya ve gazetecilere yönelten yeride ama sert eleştiriler, gazeteciler için yenilir yutulur olmamıştır. Bu yüzde geniş bir tartışma yelpazesinde konu tartışılmıştır. Ki hala tartışılmaktadır. Bourdieu, işi bir entelektüel yada toplumsal düşünsel alanın temsil eden bir birey televizyona çıkmalı mı yoksa çıkmamalı mı ile başlıyor. Yani toplumun yazar-çizerlerin kategorisinde olan bireylerin ne kadar özerkliklerini koruyup, korumayacağı meselesidir. Bu yüzde ekranda kendini gösteren, bir şekilde bir kurgunun içine dahil olacaktır. Ve bütün kontrol kendisinde olmayacaktır. Bu yüzde ekrana çıkan aslında bir hakikatı temsil etme yada ifade etme yerine kendini gösterme isteğinde sonuçudur. Çünkü tercih ve özerk kalma yetisini kaybetmiş olur. Yani televizyonu bir tür “narsis aynası” olarak tanımlanmasına bu hususa dayanmaktadır. Kuşkusuz televizyonu yöneltenler de aslında böyle bir şey isterler. Hep kendi gizli gündemlerini bu yol ile devam ederler. Ki büyük kitler üzerinde etkili olan tv zamanın böyle önemsiz şeylerle doldurması temel amaçtır. Yani ekonomik temeli kurulan Tv’lerin toplumsal alandaki diğer kurumlara (ekonomik, kültürel, bilimsel ve siyaset ) üzerindeki kontrol mekanizmasın devreye sokmuş oluyor. Bourdieu; bu nokta da gazetecilerin önemli bir işlevini dikkat çekmektedir. Ona göre kendi alanlarında uzmanlaşan ama genel kültür ve entelektüel anlamda yetersiz gazetecilerin bir denge oluşturduklarını dile getirmektedir. Gazetecilerin gerek haber, program ve tartışmalarda hep sürekli bir sonuçsuz bir tartışma yaratarak sürekli bir gündem oluşturduğunu savunmaktadır. Kuşkusuz bu yaratılan suni tartışma toplumsal fayda yerine reytin ve izleme oranına yönelik manipülasyona dayanmaktadır. İşte bu noktada aslında her şey onlar için mübahtır. Bourdieu işin en ilginç kısmı bu durumu hakkıyla hala kavrayamdığımızı düşünmektedir. Özelikle sosyoloji alanın bu konuda yeteri kadar aydınlatıcı olmadığı savunmaktadır. Kuşkusuz basın yada enformasyon ile ilgili bütün yönleri ile tam irdelenmediği bir gerçektir. Bu alanın temel amaçları işe toplumsal alandaki işlevleri yeteri kadar deşifre edilmediği bir gerçektir. Bunu yanında bir de sosyal medya dediğimiz yeni bir fenomenle karşı karşıyayız. Medyanın görünürlüğüne karşı sosyal medyanın görünmezliği söz konusu. Yani artık her şey sanal ortam üzerin de yürümektedir. Ve kesinlikle geleneksel temel araç ve yöntemlerle çok farklı bir mecrada yoluna devam etmektedir. Ancak çok kısa sürede yaşamımızda olmasına rağmen toplumsal sosyoloji, bireysel psikolojide adeta yeni fay hatları oluşturmuş durumdadır. Şimdilik bir anlamda tatmin edici bir şekilde devam ediyor ama huzursuzluklarına da günbegün tanık oluyoruz. Kısacası toplumsal enformasyonun sağlamasında medyanın işlevi ve önemi bilinmektedir. Ancak bu durum doğalında toplumsal alanda bir zaafiyette kapı aralamaktadır. Kuşkusuz her türlü tekellerin kendi ideallerini bu yol ile gerçekleştirdiği de ortadır. Salt ekonomik bir amaçta çok fazlasını ifade etmektedir. Özelikle siyaset, kültür, yargı vb. Bir çok alanda önemli etkileri sözkonusudur. Bu yüzde bu alnın anlaşılması için okunması gereken önemli bir kaynaktır. Ayrıca Bourdieu’nun sosyolojisi ve yönetimini kavramak içinde iyi bir başlangıç sayılır.
Televizyon
Televizyon ÜzerinePierre Bourdieu · Yapı Kredi Yayınları · 1997231 okunma
·
244 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık analitik ve bilgi odaklı bir inceleme olmuş. Bourdieu nun çok yönlü düşünce sistemi burada da kendini göstermiş. Teşekkür ederim.
Civaknas
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, nazik iltifatınız için. Açıkcası koşullarımdan dolayı yaptığım incelemeleri pek içime sindiğini söyleyemem. Tabii daha geniş ve bütünlüklü incelemeler yapmak isterdim. Ama şimdilik elimde geldiği kadar okuduklarımda kavradıklarımı paylaşıyorum. Umarım okuyanlar için bir katkı olmuşsa ne alla. İyi okumalar.