SPOİLER!
Her şey natalie’nin hiç tanımadığı ama tanıdığını sandığı sırlarla dolu değişim öğrencisi tanya’yı evine almasıyla başladı. Genel olarak gerilim türü seven ve okuyan bir insanım. Bu da tam psikolojik gerilim tadında bir kitap olmuş. Kitapta sanırım en sinir olduğum karakter natalieydi. Daha bir kaç günlük tanıdığı değişim öğrencisini kendi çocuklarına tercih ediyor. Saçma sapan kararları ve öz çocuklarına evlatlıkmış gibi davranıp tanyanın yaptığı her haltı desteklemesi aşırı sinir bozucuydu. Okurken o kadar delirtti ki. Kimsenin tanyanın yaptığı pislikleri, saçma sapan tavırlarını görmemesi ve kimsenin tanyaya toz kondurmaması da en sinir olduğum şeylerden biriydi. Ayrıca matt… ne doyumsuz açgözlü bir adamsın sen Allah aşkına. Yaptıklarından ben utandım sen hala utanmıyorsun. Allahtan kitabın sonunda Allah verdi belasını da kurtulduk. Ayrıca paige’in sevgilisi lance konusuna gelicek olursak da hayatımda hiç bu kadar yüzsüz bir çocuk görmemiştim. Paige bu lance salağını tanya ile lavaboda sarmaş dolaş yakalıyor ve lance’in hala yüzsüz gibi “ne yaptım ki?” Triplerine girmesi? Allah erkekleri ıslah etsin başka bir şey demiyorum. Tanyanın ilah tavırlarına girip de herkesin kendisi için delirdiğini sanması da fazla sinir bozucuydu. Kitapta en sorunsuz kişi willdi. Canım will… kitabın sonu da çok ters köşe bitmiş bunu sevdim. Ama sanki 2. Kitaba bağlanacakmış gibi devamı gelecekmiş gibi bitirilmiş. Genel olarak sevdim baya akıcı bir kitaptı. Sıkıcı boş uzatmalar yapılmadan tadında bırakılmış bir kitap.