Gönderi

Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Hakkında
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 01:28
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eseri, hacim olarak küçük ama etkisi bakımından oldukça büyük bir kitap. Hani bazı kitaplar vardır ya; olay anlatmaz sadece, insanın içine bir duygu bırakır. Bu eser de tam olarak öyle. Sayfalar ilerledikçe bir hikâye okumaktan çok, darağacına doğru yürüyen bir insan ile empati yapmaya başlıyorsunuz. Victor Hugo, kitapta yalnızca bir mahkûmu anlatmıyor; adaleti, vicdanı, korkuyu, zamanı ve insanın çaresizliğini de anlatıyor. Ayrıca kitapta zaman çok yavaş ilerliyor. Dakikalar uzuyor, düşünceler büyüyor, duvarlar daralıyor. Kitabın en çarpıcı tarafı, başkahramanın adının bile olmaması. Kitap, belli bir kişiyi değil, insanı merkeze alıyor. Suç işlemiş olabilir, hata yapmış olabilir; ama yine de o bir insandır düşüncesini işliyor. Tam da bu yüzden eser, okuru klasik anlamda “suçlu mu suçsuz mu” tartışmasına da asla sokmuyor. Bir insanı, devlet eliyle, soğukkanlı bir kararla ölüme göndermek ne kadar doğrudur? Bir sistem eleştirisi yapılıyor. Kitapta fiziksel ceza işlenmez, sadece psikolojik cezayı anlatıyor. Yani ölüme giden süreç, korku ile idamı beklemek, her saniyeyi onun gölgesinde geçirmek, ölmeden önce defalarca ölmek. Mahkûmun ailesine, özellikle çocuğuna dair hissettikleri, kitabın en vurucu yerlerinden birisiydi. Özellikle küçük kızıyla olan son görüşmesi... Özetle: Okura, “Bu adamın suçu neydi?” sorusundan önce, “Bu adam da senin gibi bir can taşıyor,” dedirten psikolojik bir eser. Keyifle okumanız dileğiyle... Bir İdam Mahkumunun Son Günü Victor Hugo
Alıntı
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Gönül Yayıncılık · 0152,4bin okunma
·
260 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme yazmışsınız. Başta okurken karaktere karşı empati ve acıma duyup vicdanen rahatsız olmuştum acaba o kime zarar verdi diye ama düşünceler ve duygular o kadar güzel işliyor ki insanın içine okuduğunuz kişinin sadece insan olduğuna ve içinde olduğu çaresiz duruma odaklanıyorsunuz. Gerçekten etkileyici.
Emrah Sak
Gönderi Sahibi
Teşekk ür ederim. Victor Hugo, özellikle 1832 önsözünde, idam cezasına karşı düşüncesini çok daha açık ve doğrudan savunmış; toplumun “örnek olsun” diye yaptığı infazların ahlaki bir eğitim değil, tersine duygusal körelme ve barbarlık ürettiğini ileri sürmüş. Biz hikayede mahkum üzerine odaklanmaya ve onunla empati kurmaya çalışırken aslında mahkum üzerinden verilmek istenen mesajı ve sistem eleştirisini okuyoruz. İnce düşünülmüş bir eser.