Gönderi

Mıh II - Dilsiz Yankı
8/10
·560 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:00
**'' Sen de bendeki bütün sınırları yıktın. Silahlarımı tükettin. Ben bir tek sana mağlup oldum. -Siraç Vuslat ''** Geçmişin ayak izleri her daim bir adım önden takip ederdi kancasını geçirdiği ruhları... Siraç ve Elif çifti de bunlardan birisiydi. Geçmişleri yaralarla dolu olan, birinin vücudu ruhsal anlamda derinden yaralı, diğerinin vücudu hem fiziksel hem ruhsal anlamda çokça yara almış ve artık hissizleşmiştir. Onlar aslınsa iki yaralı çocuk ruhlardı... Geçmişten gelen bir düşman mıydı yoksa bir dayanak mıydı, onu zaman anlatacaktı bu yaralı ruhlara. Yaralı ruhlar her zaman birbirini tanırdı ve yanan gönüller her zaman birbirini bulurdu. Baba, her zaman dayanak olur, dağ olur yıkılmaz. Elif'in babası Korkut da tıpkı böyleydi. Bu yalan yerden göçüp gitse de her daim onlara dayanak olmaya devam etti ve mirasını bıraktı. Siraç ne kadar yaralı bir çocuk olsa da, kendini çocukluğunda güçsüz sanması sebebiyle yetişkin bir birey olduğunda elinin kolunun uzandığı her kötülüğü kesmek istedi. Başardı da… Umut, Nergis, Ali, ve daha nice çocuk… Hepsi Vuslat’ın, Azrail’in himayesi altına sığındı. Kendinden başka biriymiş gibi bahsetmesinin sebebi de vardı üstelik. Bunu derinlemesine bu kitapta öğrendik. Siraç’ın geçmişinin kapıları az da olsa araladık. Elif, tüm masumluğu ve yardıma ihtiyacı olan herkese yeten sevgisiyle eşine de ışık oldu. Boşuna ona Işık Elif Vuslat demediler… Geçmişteki en büyük acısı yetişkinlikte de derinden yaralar onu. Siraç’ın da yaşadığı olay bu. Çocukluğunda aldığı derin izler ruhundan bir türlü temizlenemediğini hissettiğinden dolayı kendisini her şeyden mahrum bırakmış ve sevgiye aç bir ruh. Ta ki Elif’i, güzel karısı gelene kadar… Bütün kritik süreçlerde kendilerinin lehine çevirmeyi başaran Siraç Vuslat, her zaman keskin zekasıyla düşmanını bertaraf etmeyi başardı. Hiç kimseye boyun eğmeyen, önünde diz çökmeyen, zekasını tehlikeli deliliğiyle karıştıran Siraç her zaman kendini korumayı bildi ama yine en büyük yarayı da kendinden aldı. Korkut’un farklı bir sisteme üye olması sebebiyle ve Siraç’ın yaralı çocuk ruhunu görmesiyle Korkut onu belli etmeden de olsa himayesi altına aldı. Ona her şeyi anlattı. Belki de farkında olmadan kader düğümlerinin arasında çözümlere de o ulaştım. Ama yeni bir düğüm ve hayatlarını zorlayacak bir düğüm atarak… Hiç kimseye yenilmeyen Siraç’ın tek yenilgisi ise, güzel karısı Elif Vuslat oldu. Kendinden gelen minik bir mucize de tıpkı Elif gibi onların yol gösterini olma yoluna adım atmış oldu. Ya ben buraya daha fazla bir şey yazarsam sizin okuma merakınız gider diye çok korkuyorum. O yüzden incelemelerimin neredeyse hepsinde size küçük bir paragraf ‘yazarsam spoiler olur.’ diyerek yazıyorum. Ee, o zaman bir defa daha... Ben daha fazla sizlere spoiler vermeden ikinci kitabımıza geçiyorum. Sizleri de ikinci kitabımızın satırlarına beklerim. Buraya daha çok şey yazmak isterim ancak kitapları okumanızı ve sonunu kendi duygularınızla görmenizi isterim. O yüzden sizleri kitap sayfalarına davet ediyorum. '' Gölgene sığındığım. Işığına vurgunum. -Siraç Vuslat Derler ki, asıl olan aydınlıktır. Karanlık, aydınlığın yokluğundandır. Yokmuşum, sen olmadan bir hiçmişim. -Elif S. Vuslat '' '' Bir şeyin de kusurlu olsun... -Elif S. Vuslat Bendeki birçok şey kusurlu. Bir tek bendeki sen kusursuzsun. -Siraç Vuslat ''
Mıh 2Mehsa · Ephesus Yayınları · 2025238 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.