Herkese Merhaba
Bugün sizlere Cevat Turan kaleminden Meri kitabının yorumu ile geldim
Mart ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 118 sayfalık bir kitap
Herkesin Bir Meri’si Vardır...
Rüzgârın hiç dinmediği, her köşe başında sırların fısıltıyla bile olsa asla gizli kalmadığı o puslu ada..
Hani bazı kitaplar vardır ya, bittiğinde kapağını kapatıp bir süre uzaklara bakarsınız; işte bu tam olarak öyle bir hikâye.
Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan ilk cümle şu oldu: Biz birini gerçekten olduğu gibi mi görüyoruz, yoksa onda sadece kendi görmek istediklerimizi mi izliyoruz?
Aslında kitabın en can alıcı noktası burası. Meri sadece bir karakter değil; adadaki herkesin kendi içindeki boşluğu, arzusunu veya günahını yansıttığı bir ayna gibi. Kimine göre çocuksu bir masumiyet, kimine göre tehlikeli bir arzu, kimine göre bir günah... Cevat Turan öyle bir atmosfer kurmuş ki, adadaki o sert rüzgârı okurken yüzünüzde hissediyorsunuz.
Cevat hocamın kalemiyle tanışma kitabım, çok naif ama bir o kadar da sarsıcı. Aşkın yanına şiddeti, inancın yanına ihaneti öyle bir koymuş ki, insan dediğimiz varlığın ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Göçün, hapisliğin ve toplumsal yaraların gölgesinde bir kadının ve aslında bir toplumun çırpınışını okuyoruz.
Eğer insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşmayı severim diyorsanız, bu kırık ada hikâyesine mutlaka bir şans verin. Bir oturuşta bitecek kadar akıcı ama etkisi günlerce sürecek kadar derin.
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ