9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 12:58
Katılırmısınız bilmem; Bütün yazarlar hissettiklerini gözlemlerini yazdığına göre, bence bütün kitaplar da Otobiyografi' dir. Bu zaviyeden Kazancakis’in Zorba’sına bakacak olursak; naçizane değerlendirmeme göre artıları eksileri olan bir kitap. Ama verileri yan yana yazıp sonunda ne kalıyor diye formülize ettiğinizde kesinlikle oldukça güçlü bir tat bırakan bir eser. ( En başta kendimi ortalama okur kabul ederek, çünkü gerek bu platformda gerek başka mecralarda teknik olarak edebi inceleme yapan okurlara haksızlık etmek istemem). Kanımca ortalama okur, bir kitabı okuduğunda teknik olarak natüralizm akımı ile mi yazılmış ve/veya büyülü gerçekçilik akımı ile yazılmış olduğunun ayrımını ve tanısını tüm yönleriyle yapamaz. ( Ne kadar önemli olduğu da tartışılabilir ayrıca :)) Ben ve diğer ortalama okurlar sel gidince geride bize kalan haz' a bakıyoruz. Yine de bütün bunlardan bağımsız ''Zorba'' nın bence eksik yanları; çok çok şey anlatmak istemesine rağmen, vermek istediği mesajların bir kompozisyon bütünlüğü halinde değil de, dağınık ve paçal bir biçimde okura geçmesi ve bunun yanında da çok derinlikli bir edebi dili olmayışı olduğunu düşünüyorum.( buradaki yine kendimi ilk sıraya yazarak söylüyorum başka eserlerde hayran olduğumuz edebi anlatım ile kıyaslama hatasına düşüyoruz belki de ) Artıları ise; edebi derinliği başka eserlere göre daha az denilecek düzeyde olmasına tezat şekilde sıcak dili ve özellikle de bizim kültürümüzden çok şey bulmamız. Örnek vermek gerekirse ölüm karşısında verilen tepkiler, hatta ölüm karşısında sergilenen ritüellerin bile benzer oluşu -belki biraz tuhaf olacak ama- tüm kültürlerde ölüm karşısında ki çaresizliğin aynı oluşu hatta ritüellerin dahi aynı oluşu, bu dünyada yalnız olmadığımıza dair bir tür güvende hissetme hali veriyor insana... Zorba'nın hikayesinde ise, temelde insanın sosyal olarak ne kadar tamamlanmaya muhtaç bir varlık olduğu öne çıkıyor. Anlatıcının ruh eşine ( kadın için erkek, erkek için kadın olması şart değil, Mevlana ile Şems-i Tebrizi'nin birbirini bulması gibi diyebiliriz. ) rastlaması ve onunla yaptığı yolculuğa ( belki de anlatıcının kendisiyle yaptığı yolculuğa) biz de eşlik ediyoruz. Son olarak, Tanrısız ve Şeytansız Manastır fikri çok tatlıydı. Bir de kitaptan çıkarım yaptığım bir duyguya naçizane kendi kelimelerim ile şöyle bir biçim verdim; ''...dünyaya gelme ve günü geldiğinde ise çekip gitme iradesi kendisine ait olmayan varlığa ''ÖZGÜR İNSAN '' diyorlar... Özetle, okumak ta hayatın kendisi gibi yolda olmaktır. Keyifli yolculuklar herkese...
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.