Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 27 Mart 2026 18:46 Lisede felsefe dersinde ödevimizdi "başarı" konulu bir sunum yapmak. Bütün arkadaşlarım ünlü, başarılı insanların hayatını anlatan sunumlar yapmışlardı. Ben geçtim tahtanın karşısına, elimde kendi yazdığım metinle başarılı görünmeyen bizlerin de aslında birer başarı sonucu hayatta kaldığımızı, binlerce sperm içinden galip geldiğimizi, akciğerlerimiz başarıyla nefes aldığı için yaşadığımızı falan zırvalamıştım. Kaldım tabii dersten. Kimse oooo ne kadar farklısın ne kadar yaratıcısın demedi. Albert Einstein'ı, Fatih Sultan Mehmet'i anlatıp klişe başarı öyküleriyle tam notu aldı herkes. Bu kitap beni o günlere götürdü işte. En azından tek enayi ben değilmişim. Bu arada, sınıfta evinde bilgisayar ve internet olmayan tek kişi bendim, araştırma yapacağım bir ortam yoktu. Kolaya kaçmadım, yaratıcı olmak zorunda bırakıldım diyelim. Ama sistem içinde bulunduğumuz şartlara bakmıyor. Behçet Hoca da bunu en "yalın" haliyle yüzümüze vuruyor.
Kitaba tam puan vermemiş olmamın sebebi de kitaptaki "Mükemmel olmak zorunda değiliz" mesajı. Evet, değiliz.