Hepimizin İçinde Bir Yer #okudumbitti
Bitirdiğimde elimde çok “büyük olaylar” anlatan bir hikâye yoktu belki; ama içimde kocaman bir sıcaklık kaldı. Çünkü bu kitap, çocuğun dünyasını “şirinleştirerek” değil, gerçekten ciddiye alarak konuşuyor.
Küçük kahramanımızın öğretmen ödeviyle başlayan fark edişi çok tanıdık: İnsan bazen durup düşününce anlıyor; hangi şeye neden bu kadar bağlandığını… Kimi bir uğraşla rahatlar, kimi uykuya sığınır, kimi oyunla coşar. Kitabın en sevdiğim tarafı şu oldu: Bu farklılıkları “kim doğru, kim yanlış” diye ayırmadan, hepsinin aynı kökten geldiğini hissettiriyor — sevme ihtiyacı, güven duygusu, ait olma arzusu…
Ve evet, o minik “miyav” meselesi… Pamuk’un varlığı hikâyeye sadece sevimlilik katmıyor; bağ kurmanın ne kadar sessiz ama güçlü bir şey olduğunu da hatırlatıyor. Çocukların kalbine giden yol bazen uzun açıklamalar değil, küçücük bir temas, bir ses, bir rutin.
Gülnur Günakan’ın dilini çok sevdim: yormuyor, hızlandırmıyor, okuru acele ettirmiyor. Sanki “biraz duralım” diyor. Bu da kitabı, sadece çocuklar için değil; yetişkin okur için de iyi gelen bir şeye dönüştürüyor. Resimler de ayrıca çok başarılı; sayfalar hikâyenin duygusunu taşıyor, anlatının ritmini destekliyor. Çocuğun “orada” kalmasını sağlayan o görsel devamlılık çok kıymetli.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve kesinlikle “iyi ki” dedim. Ebeveynler için bir okuma sonrası sohbet fırsatı; çocuklar içinse kendi iç dünyasını isimlendirebileceği güvenli bir alan. Bitince şu soru kendiliğinden geliyor: “Benim içimdeki yer nerede, neyle canlanıyor?”
Eğer çocuğunuzla duygular üzerine konuşmak, farklı ilgilere saygıyı büyütmek ve “sevmenin” gündelik hâllerini yakalamak istiyorsanız, bu kitabı gönül rahatlığıyla öneririm.
@yeniinsancocuk
#hepimizinicindebiryer #yeniinsancocuk #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri