Gönderi

“İnançlı olmayı isterdim bazen. Çünkü fark ettim… inanan insanların içinde başka bir düzen var. Sanki daha az dağınıklar, daha az kaygılılar. Bir yere tutunuyormuş gibi, bir şeye bırakabiliyorlarmış gibi kendilerini. Ben ise hep bilmek istedim, emin olmak… Ama belki de insanı yoran tam olarak buydu. Her şeyi kendi içinde çözmeye çalışmak. Bazen düşünüyorum; inanmak, bir cevap bulmak değil de biraz olsun yükü bırakabilmek miydi?”
·
885 Gösterim
1 Yorum
Inancı olmayan insanın amaçsız yaşayan insandır. Yeryüzünde amaçsız olmayan hiçbir zerre yoktur oysaki. Örneğin bir insanın böyle bir platforma üye olmasındaki amaç vakit geçirmektir, kitap okumanın amacı bilgi edinmek cümle haznesini geliştirmek veya merak duygusunu tatmin edecek romanlarla başka hayatları okuyarak öğrenmek vb. Bir anne ve babanın çocuk sahibi olmayı istemelerinin amacı evlat sevgisi duygusunu tatmak istemeleri, işe gitmenin amacı para kazanıp hayatını idame ettirebilmek vb. Velhasıl uzay boşluğunun bile bir amacı varken yani her zerre bir amaç için varken bir insanın ölümlü olmasındaki amaç nedir? Eğer ekolojik dengenin sağlanması için canlıların ölmesi gerekiyor ise neden o zaman ekolojik dengenin de sonu var? Evren dahi neden her şey yok olmak üzere var edilmiş? Bunun amacı ne? Insan yer içer büyür ölür lakin bunu diğer canlılar da yapıyor. Neden o zaman sadece bilim yapabilme, sorgulama yeteneğine sadece insan denilen canlıya verilmiş? Insan aklını kullanarak nasıl oluyor da tüm canlıları, kendi hizmeti için kullanabiliyor? Her hayvanın yeteneği farklız insanın da yeteneği aklı desek mesela bir leapordan daha hızlı koşamıyoruz desek. Peki ama neden aklını kullanabilen insan leoparı da kendi emeli için kullanabilirken diğer canlılar neden bunu yapamıyor. Neden bu yetenek sadece insana has kılınmış? Bunun amacı ne? Eğer Allah veya inanılan başka bir güç insanları ve canlıları sadece bu dünya için var ettiyse neden bu dünyada sürekli ölümsüz olacak şekilde hep kalmamız için oluşturmadı? Neye göre sonlu ve ölümlü canlılar var etmeyi tercih etti? Bunun amacı ne? Her zerrrenin amacı varken bu soruların amaçsız kalması çelişki doğurmaz mı?
Önceki 2 yanıtı göster
Onur Erdoğan
Onur Erdoğan
Dediğin gibi insan zihni anlam üretmeye eğilimli; bu konuda katılıyorum. Benim vurguladığım ise şu: bu eğilim, üretilen anlamın zorunlu olduğu anlamına gelmeyebilir. Dolayısıyla inancı, sorgulamanın ulaştığı bir sonuç olarak görmek mümkün; ama benim için daha çok o sorgulamayı sürdürmeme hâline karşılık geliyor. Sanırım bakış farkımız da tam olarak burada.
3 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.