·528 syf.····Okunma: 28 Mart 2026 00:00 " Benim güzel karım! Sensiz yaşamak neydi, unuttum. Öldüm bir tanem, bu sefer de hasretinden öldüm. -Siraç Vuslat "
Çok acaip derecede akıllıca şekillendirilmiş bir olay örgüsüne mevcut olan 3.kitap gerçekten de sınırları zorlayacak tarzda düşünülmüş.
Birbirinden bağımsız gelişen olaylar ama yine o kadar da birbirine bağlı olacak şekilde ilerliyor.
Bütün sırlar olmasa da saklanan sırların, yıllardır devam eden gizemleri biraz olsun gün yüzüne çıkıyor. Gün Işığı’nın gelmesi sayesinde Siraç’ın hayatı aydınlanıyor.
Söz verilen şey, bir hayat olsa bile adaletsizliğe gelemeyerek göz yummayan birisi olursan mutlaka söz verdiğin şeyden dönersin. Haksız olup yine de söz versen bile haksızlık varsa, o yer mutlaka bozulurdu. Siraç’ta da böyle oldu. Alter’i ile birlikte düşündüğü şey gerçekten de haksızlığa göz yummamak ve hak edilenin verilmesi gerektiğiydi.
Küçük bir ayrıntı olsa bile Elif, kendine Siraç’ın hayatında nasıl bir yer edindiyse rehberinde Edelweiss adıyla anılıyor. Edelweiss; Siraç’ın kitapta söz ettiği üzere, Alp Dağlarında yetişen en değerli dağ çiçeği. Sonsuz aşkın bu çiçekle vücut bulduğuna inanılan bir çiçektir ve Elif, onun için sonsuz aşk demekti.
Hayatındaki en önemli kararını ve sevincini, bir mezara verdi Siraç. Korkut’un mezarı, ona hem baba oldu hem de abi. Hayatında bu iki figürde olmadan onu iki karakterinde yerine koymuştu. Ölmüş olsa bile hayatında hep devam edecekti bu koskoca adamın yeri ve hiçbir zaman da kapanmayacaktı.
Karga, her zaman Siraç’ın etrafında düşman görünümünde dolanırdı ama arka planda olay bambaşkaydı. Karga, onu gölgesi gibi takip ederken dışarı gözlere gözdağı veriyor ama el altından da Siraç’ı koruyordu.
Devamı olacak mı bilmiyorum ama son kitap gerçekten ucu açık bırakılmış. Devam etmesi gereken konular var. Sır küplerinin içindeki matruşkalar bir bir dökülmeye başladı ve sonunun gelmesi gerek...
Ben daha fazla sizlere spoiler vermeden ikinci kitabımıza geçiyorum. Sizleri de kitaplarımızın satırlarına beklerim. Buraya daha çok şey yazmak isterim ancak kitapları okumanızı ve sonunu kendi duygularınızla görmenizi isterim. O yüzden sizleri kitap sayfalarına davet ediyorum.
" Her şeyi yakmış, yıkmıştı. Giderse sevdiklerinde bırakacağı hasarı yok saymıştı ama ardında tıpkı kendisi gibi yarım bir çocuk bırakacağını katmamıştı. -Siraç Vuslat"
" O benden gitmiş olabilirdi ama hala canımın ta kendisiydi... -Elif S. Vuslat "