Puan vermedi·319 syf.····Okunma: 28 Mart 2026 08:43 Öneri üzerine okuduğum , okumamın nerdeyse bir ay sürdüğü ( aslında bayram tatilinde 10 gün boyunca tek satır okuyamamış olmamadan kaynaklı yoksa çok da anlaşılmaz değil ) kitap olur kendileri. Tasavvuf üzerine muhabbet dönerken bilgisine güvendiğim bir hocamız söylemişti merak edip aldım . Öncelikle tuhaf bir kitap inançsal sezgisel olduğu idda edilen bilgiler içeriyor . Tabi ben kendim sezemediğim için bunlara da inanmadım kitabın başında 1959 yılında önder adını verdiğimiz büyük vazife planından gelen bu bilgiler Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiştir diyor . Yani büyük vazife planı dedikleri şeyin de anlatıldığı kitabın kaynağı büyük vazife planı :)
Kitap benim de ilk defa duyduğum Spiritüalizmi anlatıyor zaten Spiritüalizmin Türkiyedeki en önemli temsilcisi Bedri Ruhselman mış. kitabı okurken Vazife planı , Asli prensip, ünite, asli icaplar , Amorf madde, Yarı Süptil alem gibi tek başınıza anlayamayacağınız kavramları Bedri Ruhselmana göre arattıktan sonra ve kafanızda bir yere koyduktan sonra okumanız gerekiyor yine de kafanızdaki eski şemalarla örtüşmüyor :)
Tuhaf bir kitaptı diyebilirim . kitaba göre Her şey ruhun maddeye tesiridir . Şuur ruhun maddeyi idrak etme kapasitesidir . Dünya üzerindeki her canlı varlıkta ruh vardır ve ruhlar dünyada tekamül halindedir kendi vazifelerini tamamlayınca başka formda daha gelişmiş olarak dünyaya tekrar gelirler ( bir nevi ruh reankarnasyonundan bahsediyor.) ta ki vazife planlarını gerçekleştirene kadar . insanların yaptıkları ve başlarına gelen her şey kendi vazife planları gereğince gerçekleşmiştir. Akıl Ruha değil bedene aittir beyne bağlı mekanik bir düzenleyicidir insan ölünce akılda gider akıl dünyaya aittir . Aklın bedenin çektiği tüm ıstıraplar da. herkesin vazife planı vardır ve dünyadaki herşey bu vazife planının icaplarını gerçekleştirebileceği şekilde cereyan eder . ama işi daha karmaşık kılan şey üniteler . ünite bir vahdet hali yani bütün idrak ve icapların , vazife planlarının birleşmiş hali gibi bir şey ... Nasıl görkemli bir düzenden bahsediliyor anlatabiliyor muyum bilmiyorum . kitapta bir de Asli prensipten bahsediyor ilk okuduğunuz da bunun bir Tanrı olabilceğini düşünüyorsuz ama aklımızdaki Tanrı şemalarıyla da örtüşmüyor . Bir kural bir gereklilik gibi bir şey oluyor . Ben çok anlayamadım .
Sonra kitapta yer alan zaman ve mekan konuları da gayet karmaşık . dünyadaki zaman belli bir çizgide ilerler geçmiş şimdi gelecek şeklinde sınırları vardır . ama gerçek bir idrak zamanın sonsuz boyutlarının farkına varır babında bir şeyler anlatıp çiziyor . grafiklerle gösteriyor ama grafikler bir kanıt olarak değil bir anlatım yöntemi olarak kullanılıyor. yani kelimeler yerine grafiklerle anlatmış .
ölüm için ; esasen hiç bir ıstırap ve acı vermeyen bir an meselesidir diyor . Ölmüş insanın tüm duyularından arınmış mutlak varlığını fark edebilen biri olarak anlatıyor ama bu fark ediş akli değil çünkü daha öncede söyledim akıl bedene ait beden dünyaya . açıkcası kitapta insana öyle aşırı anlamlar yüklenmiyor diğer tüm canlılar gibi vazife planını gerçekleştiren varlıklar olarak görüyor. Olay insan da olsan hayvan da olsan hatta bitki de olsan vazife planını gerçekleştirmen.
kitapta insanlığın evriminden iklim değişiklikleri ve kıyamet senaryolarından da bahsediyor . kitabın sonunda İnsanın dünyadan sonra gideceği yarı süptil alemin arasat planının hazırlayıcı vasıtası SEVGİdir diyor . Sevginin İnsanı hazırlayıcı bir tol üstlendiğini söylese de dünyadaki sevgiye benzer bir sevgiden bahsetmediğini de belirtiyor . Anladığım kadarıyla bu yolda ilerleyen insanlar sadece sevgiyle yol alabilir demeye getiriyor.
bütün bu karma karışık fikirleri ortaya attıktan sonra İnsan varlığının kıymeti ve kudreti de bu geçiş varoluşunu ve kudretini bilmesidir ... diyor . Unutmayın bu biliş akılla değil sevgiyle olacak ...