·320 syf.····Okunma: 28 Mart 2026 17:46 Semerkant kitabı üç yıldır listemde olan ve fikir sahibi olduğum hatta tavsiye ettiğim bir kitaptı. Son zamanlarda aramızdan ayrılan İlber Ortaylı’nın tavsiye etmesi, söz konusu ABD- İran savaşı ve tarihsel süreçte Ortadoğu’nun sansasyonel bir durumda olması okuma zamanım geldiğini göstermişti. Tarihsel olayları ele alırken tarihi roman mı acaba diye düşünürken kurgu eser fikrini de ön planda tuttu çünkü bir roman. Dört bölümü ile ikiye ayrılan roman dil ve üslup açısından okuru yormayan anlaşılır, ele aldığı konu itibariyle ve alıntılarla da edebi yönü oldukça iyiydi. Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Kadı Ebu Tahir, Tuğrul, Çağrı, Alparslan, Melikşah ve Hasan Sabbah. Konusu geçen dönemde birçok önemli ismi gördüğümüz gerek tepki çeken gerekse başka kitaplara yönlendiren bir kazanımı oldu doğrusu. Arapların Türklere karşı bakış açısını bir kere daha gözlemlemiş olduk. Tarihte çok önemli bir yeri olan Sultan Melikşah’ın karakteristik özellikleri, Trabzon için bahsedilen kesit ve Amerika seviciliği. Ortalama bir duygu vermedi kitap özetle eleştirilecek ve sevilecek yanları hep uçlarda oldu. Siyasetname ve Rubailer kütüphaneye ekleyeceğim kitaplar oldu Semerkant sayesinde. 11. yüzyıl ve 19. yüzyılın ele aldındığı hikayelerde Rubaiyat ekseninde geçen hikayeleri barındırıyor. Hikaye açısından ilk kesit çok daha tatmin ediciydi, Titanik Amerika söz konusu olunca tadı kaçtı biraz ama orada kurgu devreye girdi. Biraz araştırmadan sonra o yıllarda ABD ve İran arasında pek diplomasi ilişkiler olmasa da kurtarıcı ABD edasında bir anlatım eleştiri sebebi oldu benim için. Ayrıca bir bölümünde de Ortadoğu kültür ve medeniyetimi yansıtması tarihi gezme isteği uyandırdı bende o açıdan İlber hocaya hak verdim ve son olarak keşke hiç savaşlar olmasa…