Brendan... Canımsın
9/10
·432 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 15:19
İlk defa yabancı bir yazardan gavat olmayan bir erkek karaktere denk geldim ve Brendan deyip susuyorum. Hasret kalmışım böyle karakterlere. Gerçekten en iğrenç şey, yabancı yazarların %80’inde ana karakterlerin seks mevzularını, fantezi şeylerini hep erkek karakterin arkadaşlarının dilinden de vurgulaması ve ana erkek karakterin de onlara ayak uydurması. Ama burada… BRENDAN. Adamımız BRENDAN buna fırsat bile vermedi. Fotoğraflara bile bakılmasına müsaade etmedi. Piper hakkında en ufak olumsuz düşünceye bile katlanamayarak, Piper adının geçtiğini duyar duymaz kabardı. Adam kendini biliyordu. Seksi ön planda tutmayıp konuşmayı tercih eden biri olması bile Brendan’ı sevmem için yeterli bir neden. Kısıtlayıcı değildi. ASLA değildi. Hatta Kendini eksik hissediyordu. Sonuçta Piper sosyetenin içinden gelmiş ve bu kasabada zorunluluktan duruyor. Brendan da bu yüzden kendince bir uğraş içindeydi ama bunlar tatlı uğraşlardı. Piper’ın burada kalmasını istediği için ve bunun için uğraştığı hâlde kendini bencil bir pislik olarak görmesi, Brendan’ı ikinci kez “has erkek” olarak onayladığım yer oldu. Çoğu kitaptaki diğer erkek karakterler pislik olduğu için ve kendilerinin farkında olmalarına rağmen laubaliliğe devam ettikleri için bu durum fazlasıyla sinir bozucuydu. Sinirlerimi yay gibi germişlerdi. Hepsinden nefret ediyorum. İğrenç toksikliğin vücut bulmuş karakterlerdi. Çoğunlukla erkekti ama yanlarında kadın karakterler de vardı. Kendine dakika başı “ben pis bir sürtüğüm” deyip kendini objeleştiren onlarca kadın kitap karakteri var. Ve Brendan bana ilaç gibi geldi. Gerçekten ilaç gibi geldi. Yüksek puanı hak etmiyor olabilir, size de uymamış olabilir, sevenleri çok anlamıyor olabilirsiniz ama pişman değilim. Brendan benim baş tacım. Laf ettirmem. Dokunulmaz olarak saydığım sevdiğim iki karakter var: 1. Ev Arkadaşım Bir Vampir’deki Frederick 2. Brendan Brendan’ı yarım satır daha överim ama Hannah bacımızı da kenardan kenardan övelim. Böyle sağlam, ablasını ya da kız kardeşini destekleyen karakterlere de hasret kalmışız. Her anlamda ablasının yanındaydı Hannah. Hatta ilk bölümlerde Brendan’ın karşısına dikilip ablasını savunması ve savunmaya devam etmesi çok güzeldi. Ablasına tüyolar vermesi, Piper’ın zihnindeki kara bulutları dağıtması falan… Çok güzel, destekleyici bir karakterdi. Bir karakteri vardı anlıyor musunuz? Öyle boş bir kişiliği yoktu. Ama yüksek ihtimalle, seninle tanışana dek kitabını ne kadar Hannah’yı sevsem de hemencecik okumayacağım. Çünkü Fox, Brendan’ın tam tersi ve ben bu yazarın büyüsünü bozmak istemiyorum. Piper’ın karakter gelişimi de çok güzeldi. Aslında Piper, başlı başına iyi yazılmış bir karakterdi benim için. Özgüvenli duruşunun altında büyük bir özgüvensizliği vardı. Şaşalı hayatına bağlıydı; çünkü bu da kendini yetersiz hissetmesinden ve tek başarısının bu olduğuna inanmasındandı. Kırılgan biriydi. Dışa güçlü, vurdumduymaz gibi görünse de bir sürü acısı vardı ve bu acıyı hep kendi odasında yaşamış, çoğu gerçek hayattaki insan gibiydi aslında Piper. Ben de bu yüzden Piper’ı çok seviyorum. Kendini yetersiz ve işe yaramaz olarak yorumlasa bile kendine has bir enerjisi vardı ve bunu korumayı başarabilmiş biriydi. Harika, böyle uslu ve usturuplu karakterlere razıyım. Klasik bir konuya mı ev sahipliği yapıyor, tüm tatlı ekşi klişeleri toplamış mı, edebi anlamda yetersiz mi? umurumda bile değil. Brendan, Hannah gibi karakterler böyle sade en ufak bir şeyde boka saracak kitapları toparlıyor. Sağlıklı ilişki kuran karakterler çoğalmalı. Yazanlara da feci saygı duyarım.
Bir Yaz BoyuncaTessa Bailey · Martı Yayınları · 20221,520 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.