يُوزَنُ مِدَادُ الْعُلَمَاءِ بِدِمَاءِ الشُّهَدَاءِ –اَوْ كَمَا قَالَ
– Yani "Mahşerde ulema-i hakikatin sarf ettikleri mürekkep, şehitlerin kanıyla muvazene edilir; o kıymette olur."
مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّت۪ى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّت۪ى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَه۪يدٍ –اَوْ كَمَا قَالَ
– Yani "Bid'aların ve dalaletlerin istilası zamanında sünnet-i seniyeye ve hakikat-i Kur'aniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehit sevabını kazanabilir."