Puan vermedi·140 syf.····Okunma: 29 Mart 2026 11:19 Rus yazardan bir zamanlar her anlamda en dipte bulunan ve şu an başta eğitim modeli olmak üzere daha birçok alanda örnek olan 'bataklıklar ülkesi' olarak anılan Finlandiya'nın zirveye tırmanışının hikayesi...
Bir ülkenin kalkınması ve sağlam bir toplumun temellerinin atılması için: Büyük şahsiyetler, aydınlar veya tarihin akışını değiştiren insanlardan mı medet ummalı? Bunun cevabı bence çok net: Bir toplum sadece ismini neredeyse her kitapta duyduğumuz kişilerle kalkınamaz daha ileriye gidemez bu isimler elbette ki çok önemli ama hitap ettiği halk kitleleri, onların bu konuda ne düşündüğü ve bu uğurda mücadele edip edemeyecekleri çaba gösterip gösteremeyecekleri bu şahsiyetlerden çok daha önemlidir. Yeri gelince bir köylü bir işçi veya herhangi bir toplumun en ücra köşesinde yaşayan ve hiç kimsenin belki de umurunda olmayan bir kişinin bile bir toplumun kalkınmasındaki rolü kesinlikle görmezden gelinemez, gelinmemeli. Çünkü bir toplum birlikte var olabilir, birlikte güçlenebilir, birlikte mücadele edilerek daha ileriye taşınabilir.
Beyaz zambaklar ülkesinde kitabı da tam da bu birlikteliğin anlatıldığı ve bir toplumun içinde yaşadığı şartlar ve bulunduğu coğrafya ne kadar kötü olursa olsun o ülkenin aydınıyla sıradan bir işçinin birlikte ortak bir amaç, daha güzel bir gelecek için verecekleri mücadelenin eninde sonunda ne kadar zor olsa da o geleceğin inşa edilmesinin asla imkansız olmadığının hikâyesi. Verimsiz topraklara sahip, herhangi bir doğal zenginliği olmayan üstelik en temel besin olan buğdayın en çok ithal edilen ürün olması bir bataklık ülkesi olarak anılan ve nüfusu 3 milyonu geçmeyen Finlandiya'nın başarı hikayesi...
Bir toplumu en dibe götürecek hemen hemen her şeyi( alkol bağımlılığı, düşük eğitim seviyesi başta olmak üzere) içinde barındıran ve bunun yanı sıra umutsuzluk içinde debelenen bir toplum ve bütün bunlara rağmen vazgeçmeden, içinde bulundukları şartları sanki onların kaderiymiş gibi kabullenmeden, böyle olması gerekiyormuş deyip kaçmadan verilen bir mücadeleyi ve bir toplumu düşünün...
Ayrıca bu kitap, üst tabakadaki insanların ve alt tabakadaki halk kitlelerinin iki ayrı ve tam tersi şartlarda bir hayat sürdürüp üst tabakada olanın alt tabaka için; ne hali varsa görsün düşüncesiyle hareket etmeyip herkesin daha iyi şartlarda bir hayat sürmesi için elini taşın altına koyup, üzerine düşen sorumluluğu yapıp kısacası o kıvılcımı yakıp ve hitap ettikleri halk kitlelerinin de bunun farkında olup o kıvılcımı hiçbir zaman sönmeyen kocaman bir aleve dönüştürmesinin başarı hikayesi...
Çünkü bir ülkenin liderleri, önemli şahsiyetleri veya aydınları adına ne derseniz halkın ulaşamayacağı, sadece bir iki kuru öğütle ettiği laflarla yetinmeyip halkla aralarındaki o sınırı kaldırıp, halkın arasına karışıp, onları gerçekten dinleyip ve nihayetinde yaşadığımız bu coğrafya hepimizin ve bunu kalkındıracak olan da, daha ileriye götürecek olan da bizleriz, birlik olan bizleriz düşüncesi bu tırmanışın en sağlam temelidir.
Tam da bu noktada bu kitap, hepimizin içinde yaşadığı şartların sorgulanması gerektiği, kabullenmenin bir çare değil felaket olduğu ve her zaman yapılacak bir şeylerin kesinlikle olduğu konusunda müthiş bir eleştiri ve bakış açısının hikâyesi olduğunu çok açıkça dile getirmiş.
Ne diyelim? Darısı bizim topluma tabi bir toplum olabilirsek...
Verilen mücadele ne kadar zor ise önüne çıkan engeller de o derece zor olacaktır bunun da farkında olmak gerekiyor ve bence bu engeller bizi korkutmak yerine verdiğimiz mücadelenin isabet olduğunu bize hatırlatmalı.
Gideceğiniz yolda hemen başarıya ulaşacağınızı sanmayın, bu yolda takdir ve anlayış yerine alayla, onur ve şan yerine iftira ve nefretle karşılaşabilirsiniz. Yardım almak yerine gizli oyunlarla karşılaşabilir, hatta aleni bir savaşla karşı karşıya gelebilirsiniz. Onlarca, yüzlerce, binlerce karanlık güç aydınlık emellerinizi yok etmeye çalışacak ama siz yine de yanın? Yanın ve yakın!(syf:137)
Bu kitabı okuduktan sonra aklıma direkt 'köy enstitüleri' geldi ve sanırım sırada okuyacağım kitaplardan biri daha belli oldu. Sevgi ve kitapla...