O gün
Puan vermedi·319 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Ogün;hayatı boyunca tek bir rüya bile görmemiş bir adamın hikayesi. Yazar @yagmurkizilkoca üç keskin bölüme ayrılmış bu kitapla her bölümde Ogün’ün zihnine hapsediyor bizi. 1. Bölüm: Gündüz İnsanları Burada Ogün’ü, toplumun 'normal' dediği o çarkın içinde izledim. Herkes gibi işine gidiyor, herkes gibi davranıyor ama aslında sadece bir gözlemci. Duygularını o kadar derin bir sessizliğe gömmüş ki, zihni uyuduğunda bile ona rüya göstermiyor. Bu bölümdeki o tekdüzelik, fırtına öncesi sessizlik gibi; Ogün’ün kendi içindeki yabancılaşmasını çok net hissettirdi. 2. Bölüm: Gece İnsanları Güneş battığında maskeler düşüyor. Ogün, 'gece insanları' dediği o kontrolsüz ve karanlık tarafla yüzleşmeye başlıyor. Kitabın asıl kırılma noktası burası; yıllardır biriktirdiği, 'bir ara bakarım' dediği tüm o bastırılmış sancılar tek tek su yüzüne çıkıyor. Yazarın dili burada iyice keskinleşiyor; Ogün’ün rüyasız dünyasındaki ilk büyük çatlaklara şahit oldum.Kaçtığı her şey, o tek bir günün içine sığmaya başlıyor. 3. Bölüm: Büyük Hesaplaşma Son bölümde ise Ogün’ün kurduğu tüm o savunma kaleleri yıkılıyor. Artık kaçacak, gözlem yapacak bir yer kalmıyor. Hikâyenin en vurucu kısmı da burası: Hiç rüya görmemenin bir huzur değil, aksine gerçeklerin altında ezilmenin bir bedeli olduğunu,Ogün’ün o tek bir güne sığan koca ömrü, okura kendi ertelediği yüzleşmeleri gösteriyor. Kitabı kapattığımda anladım ki; bu okuduğum , bir adamın kendi içindeki labirentte kayboluşunun ve sonunda kendisiyle çarpışmasının öyküsü. Edebi oyunlara girmeden, doğrudan ruhun o karanlık köşelerine dokunan bir deneyimdi
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.