“Zamanı Durdurmanın Yolları” Üzerine Bir Değerlendirme
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İnsanı, insani duyguları ustalıkla işleyen bir yazar Matt Haig. Zamanı Durdurmanın Yolları’nı okuduğumda kalbimde 439 yıllık bir hüzün hissettim. Yaşanmışların ve yaşanmamışlıkların toplamı 439 koca yıl. Sadece anlatmak ile bunca yılın içinde olanı biteni hissettirerek anlatmak bambaşka şeyler ve yazar bu ikiliği ustaca harmanlayarak bizi insanî duygular içinde uçtan uca gezdiriyor; geçmişi, geleceği, zamanı, insanı, umudu, umutsuzluğu, korkuyu, cesareti, boşluk hissini, anlam arayışını, kendini kaybedişi, kendini buluşu, kendini bulurken ödenen bedelleri, kayıpları, acıları… Baş karakterimiz Tom Hazard, çok yavaş yaşlanan bir albadır. 15 senede bir yaş almaktadır. Toplumların gelişmişlik seviyesi düşünüldüğünde, bu geç yaşlanma durumu günümüzde gelişmiş plastik cerrahi yöntemlerle çok kolay saklanabilecekken 1500’lerde bir cadı avına çok kolay yem edilebilirdiniz. Bu açıdan bakılınca kurgu, tek seferlik yaşama şansı olan insan için cehaletin nelere mâl olabileceğini ustalıkla yansıtmaktadır. Herkesin ölümsüzlük aradığı çağımızda bu durum,Tom’un eşi Rose’un da söylediği gibi, bizi zamanın merhametine bırakmaktadır. “Ama hepimiz zamanın merhametine kalmışız. (S135)” “Sonsuzluk, demiş Emily Dickinson, şimdilerden oluşur. Peki, insan yaşadığı anda olmayı nasıl başarabilir? Öteki şimdilerin hayaletlerinin araya girmesini nasıl önler? Kısacası, nasıl yaşayabilir? (S18)” Kitabı bitirdiğimizde bu sorunun cevabı sanki hep bizde varmış gibi bir içgüdü geliştiriyoruz. Tıpkı albaların yüzyıllar boyu yaşadıktan sonra geçmiş ve geleceği aynı anda görebilmesi gibi artık biz okurlar da zamana karşı aynı kalamayız; kalamıyoruz da. Zaman bizim için de birden romandaki canlı dokusuna kavuşuyor ve her şey bir bütün olarak gözükmeye başlıyor. Her bir anın her bir insanın birbirine olan görünmez bağını artık gerçekten kalbimizde hissediyoruz ki romanda da her bir bölüm birbirine sımsıkı bağlarla örülmüş. Tıpkı geçmiş ile gelecek gibi, sırlarla gerçekler gibi, yaşamış, yaşayan ve yaşayacak her bir canlının birbirine olan görünmez bağı gibi.. “Tarihi yaşayan bir şey haline getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir.” Bölüm geçişlerinde zamanlamada bir ileri bir geri giderek adeta zamanın dansı içinde kayboluyorsunuz ve bu teknik, tarihin ne kadar canlı bir doku olduğunu biz okurlara tüm kitap boyunca dolu dolu hissettirmektedir. “Zamanın verdiği bildik bir ders bu: her şey değişir ve hiçbir şey değişmez (s101)” Bu canlı tarihî doku içinde geçen yüzyıllar, kısa vadede değişiyor gibi gözüken fakat uzun vadede sürekli tekrar eden hataları ve insanların neden belirli bir ömüre sahip olmasının gerekliliğini açıkça göstermektedir. Zira insan ne kadar uzun yaşarsa doğası gereği o denli hem kendini tanımakta hem de kendine yabancılaşmaktadır. Dolayısıyla bu durum yaşamının en temel amacı hayat gayesini bulup kendi tekamülünü gerçekleştirmekken insanı daha da kimlik karmaşasına sürüklemektedir ki bence bu husus romanda çok ustalıklı bir kurgu ile işlenmiştir. “Yüzümü gerçekten görmeyecek kadar çok iyi biliyorum. Aşinalık insanı kendine yabancılaştırabilir. Kimim ben? Kimim? Kimim? (S104)” “Hayatımda birçok farklı kişiliğe, birçok farklı role büründüm. Bir kişi değilim. Tek bedene toplanmış bir kalabalığım. Nefret ettiğim ve taptığım insanlara dönüştüm. Heyecanlı da oldum sıkıcı da; mutlu da oldum fazlasıyla hüzünlü de. Tarihin hem doğru hem de yanlış tarafında oldum. Kısacası, kendimi kaybettim. (S104)” Roman, tüm o anlam arayışının ve kimlik karmaşasının sonunda yaşama cesaretini gerçekten gösterebilenlerin zaferi ile bitmektedir ki en başında da dediğim gibi bittiğinde bu upuzun yaşama geç kalmış bir insanın hüznü bir süre daha benimleydi. “Hayatı korkarak yaşayamazsın Tom. Sörfünün üzerine çıkıp ayakta durmaya hazırlıklı olmalısın. Burnunun dibinde bir dalga varken korkuyu boş vermek zorundasın. O anın içinde olmak zorundasın. (S292)” “Yaşamayı seçmeliyiz. Her şey güzel olacak. Olmasa da bir şeyler olacak işte. Korkacak bir şey yok… Ne olacaksa olacak. Her an sonsuza kadar sürer. Yaşamaya devam eder. Bir yerlerde. Bir şekilde…. Bir tek şimdiki an var…. Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğini anlıyorum. Artık ne geçmişimde boğuluyor ne de geleceğimden korkuyorum. Nasıl korkabilirim? Gelecek sensin. (S318)” Teknik,kurgu,anlatım biçimi ile gerçekten akıcı ve insan hayatı üzerine düşündürücü bir romandı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim Matt Haig Zamanı Durdurmanın Yolları
İnsan ve Hayat
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
·
1 +1'leme
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.