Gönderi

8/10
·248 syf.··
2026 25. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı“yumuşak yerden sert vuran” kitaplarından biri oldu benim için. Kitapta en derin tema şuydu: Bir insanın görülme, anlaşılma ve sevilme ihtiyacı. Acıma duygusu başta karakterler için başladığını zannediyorsun sonra usulca kendine doğru yönelmeye başlıyor. Kitapta " İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar." Başta bu cümle bana bencilce geldi ama sonra düşününce ve hayata bakınca doğruluk payı olduğunu anlıyorum. Kim bilir belki de kendi derdimize ağlayacak kadar açık yürekli olamıyoruz, kendinize yakıştıramıyoruz derdimize ağlamayı. Bu kitabın bu kadar etkileyici olasında dramatik olaylardan çok duygusal gerçekliğe yaslanmasının payı büyük. Süslü değil, çıplak bir duygu anlatımı var. Karşımda konuştuğum, dertleştiğim, ağladığım biri vardı. İnsanı savunmasız anını yakalıyor, içinde barındırdığı duygu yükünü sanki normal bir konuşma havasında yavaşça okurun omuzlarına bırakıyor. Ve sanırım aylarca okumayı ertelediğim bu kitabı okumaya hazırmışım çünkü herkes aynı kitabı okur ama herkes aynı yerden kırılmaz derler öyle oldu birazcık... Havf ile reca arasında olduğum, hem yüzleştiğim hem de içten içe iyileştiğim bir eserdi.
Duygu ve Düşünce
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.