·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mart 2026 22:59 Bir arkadaşımın bana doğum günü hediyesi olarak 2 Japon Edebiyatı kitabı vermesiyle başladı Japon Edebiyatı’na girişim. Öncelikle söylemeliyim ki bu kitabı “hadi olay olsun” diye okursanız hayal kırıklığı yaşarsınız. Fakat “bakalım bana ne hissettirecek” diye okursanız çok seversiniz.
Kedi Ofisi kitabı 6 öyküden oluşan hem masalsı hem de iğneleyici bir kitaptı. Öykülerden en çok “Kenjū Park Korusu” ile “Çok İstek Lokantası” öykülerini beğendim.
Kenjū’nun öyküsü aslında tam bir "sabır ve karşılıksız iyilik" manifestosuydu. Çevredekiler Kenjū ile dalga geçerken, o ağaç dikiyordu. İnsanlar genelde kısa vadeli kârın peşinden koşar ama Kenjū, yüzyıllar boyu sürecek bir gölge bıraktı ardında. İyiliğin geç fark edilmesi, değerin yoklukla anlaşılması üzerine güzel bir öyküydü.
Çok İstek Lokantası ise tam bir kara mizah şaheseriydi. Şehirli, kibirli avcılar doğayı ve hayvanları küçümseyerek bir restorana giriyorlar ama açgözlülükleri, kibirleri ve saflıkları yüzünden bambaşka bir şeyle karşılaşıyorlar. Güzel, ders niteliğindeydi öykü.
Kısaca; hayvanların, doğanın ve budala sanılan insanların dünyasına davet ediyor bu kitap bizi. İlk bakışta birer çocuk masalı gibi duran bu öyküler, aslında ayrımcılık, kibir, doğa katliamı ve sarsılmaz bir iyilik arayışına dair sert gerçekleri barındırıyordu.
Eğer illa kusur bulacaksak da şunu derim: Bazı öyküler fazla basit kalabiliyordu. Derinlik her öyküde aynı değildi maalesef. Yani bazıları çok vuruyor, bazıları ise “eh” dedirtiyor.
Toparlarsak Japon Edebiyatı genelde daha az kelimeyle daha büyük duygular hissettirmeyi seven bir edebiyatmış. Genel anlamda çok sevdim ve devamı gelecek bu edebiyatın kitaplarının. :)