Nasıl da özlemişim bu kalemi okumayı…
1920 lerde geçen kitabımız Eleni ve Mustafa nın hikayesiyle başlıyor. Türkler ve Rumların barış içinde yaşadığı dönemlerde Kurtuluş savaşının çıkmasıyla dağılan hayatlar, vatanlarını terk etmek zorunda kalan insanlar, kavuşamayan aşıklar… Savaş her insanın hayatından birşeyler götürmez mi zaten? Verilen sözler ve beklemekle, hasretle ve acıyla geçen ömürler… Dört kuşak yaşamış dört kadın…
Kitabımızda iki tane Eleni var. Biri büyük büyükanne Eleni diğeri ise torun Eleni… Birbirine benzeyen iki kadın tek isteği pembe begonvilli evi geri alabilmek. Sırlar, özlem, acı, keder, savaş ve ayrılık… Bir çok konuyu içinde barındıran dolu dolu bir kitaptı. Zaten yazarımızın kalemine aşığım, ne yazsa okurum dediğim nadir yazarlardan biri benim için. Tavsiyemdir.
Ayşegül Çiçekoğlu