Gönderi

Puan vermedi·128 syf.··
2026 25. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 20:52
AYFER TUNÇ-SUZAN DEFTER Girişi muazzam bir eserrrr ‘’ Ölüm seninle bir anlaşma yapalım.’’ Ölümle bir anlaşma yapsaydınız bu anlaşma ne üzerine olurdu kendime sormadım değil. Bir deftere yazdıklarımız belki de yüzyıllar sonra biri tarafından okunarak o anlar tekrardan yaşanacaktı tıpkı tıpkı ölümsüzlük gibi değil mi? Bir diğer pasajda karakterimiz olan Derya’dan gelsin ‘’Günlüğüme sürekli (‘’’’) den den koyarım hep aynı şeyleri yazarım.’’ Hangimizin hayatı yarınından daha farklı, bazılarımız her günümüzü bugün gibi yaşayalım ister bazılarıysa her yarını dünden daha güzel yaşamak ister. Burada şunu sorgulamak lazım alıştığımız rutin mi huzur verir yoksa daha iyisini bulma korkusu mu? Alıntılardan devam edelim ‘’ Uyuklamak parça parça ölmek uyumaksa yekpare ölüm’’ ne kadarda güzel demiş değil mi? Tüm yaşam boyunca bize biçilen yaşam süresinde uyku süremizi topladığımızda kim bilir kaç sene eder, kaç saat, kaç gün eder. Uyku insanlığın en büyük düşmanlığıdır sanırım. ‘’Her bilgi yalnızlığımı arttırıyor.’’ Ailenizden birinin başka bir ailesi daha olduğunu öğrenseydiniz ne yapardınız? Bunu uzun uzun düşünmek gerek kimden nefret ederdiniz ya da anlayışla mı karşılardınız? Neden ikinci bir aileye ihtiyaç duydu diye sorgulamaya cesaret edebilir miydiniz? Şu alıntının ağırlığı da bir başka idi ‘’ Mirasımdan payımı sattım eski eşimle arama deniz girsin diye Suadiye’deki evi verdim artık aramıza deniz aşırı mesafe var.’’ İlişkinin başında bir saniye uzak kalamadığımız insanlar için ilişkilerin sonunda bunları hissetmenin ağırlığını sanırım hepimiz hissetmişizdir. ‘’Karım evde bukalemun gibi olmamı istiyordu, kitap okuyamıyordum, arada sırada sulanan yaşlı bir saksı gibiydim.’’ Ne kadar ağır dimi bazen bazı evliliklerin bu durumda hala sürdürülmesine çok karşı çıkıyorum hayatta önce her daim kendimizi sevmemiz gerekiyor. Kendimize olan saygımız, sevgimiz bittiği anda başkalarının da saygısını ve sevgisini zamanla kaybederiz. Derya’nın abisinin erkekliği sigara yakmak, rakı sofrası kurmak ve geneleve gitmek gibi anlatması günümüzdeki bazı erkeklerin algılarını da gözler önüne serer iken bu tarz adamlardan hoşlanan kadınlarında içler acısı olduğunu unutmamız gerekmekte. Size para karşılığı arkadaş olmak istediğini söylese ne tepki verirdiniz. Bizim toplumda kesinlikle bir cinsellik bir çıkar düşünüleceği için bu çok tepki görürdü lakin kitapta geçen iki yalnızlığın dibine vuran iki karakter para sadece yalnızlığın aracısıydı. ‘’Ayrılmak gidenin kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır.’’ Bu alıntıya asla katılmıyorum, ilişkinin yürümediğini fark etmek kendinden ödün vermemek, sürekli fedakarlığa katlanmamak kısacası geri kalan hayatını kazanmaktır, ilişkilerde zaman geçtikten sonra biten ilişkilerde hep şunu duymaz mıyız iyi ki bitmiş ki şu an bu haldeyim. Kitapta bir kız kardeşinin abisine olan yakınlığı bir abi figürü olarak değil de bir adama aşık olan bir kadın gibi özellikle yeni tanıştığı bir adama kendini abisinin eski sevgilisi olarak tanıtması bilmiyorum ama bu eserde bana kesinlikle Derya’nın abisine bir abi olarak yaklaşmadığını kanıtlayan birden çok pasaj oldu. ‘’Abim zaten Suzan’ı seviyordu.’’ Ya da ‘’ Abimin ayağında şort belden yukarısı çıplak. Çıplaklığında çekici bir güzellik ve kendine güven var.’’ Gibi söylemlerden sonra masum düşünmek bana doğru gelmemekte.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.