Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 31 Mart 2026 20:40 Hüseyin Rahmi Gürpınar, ilk romanı Şık’ta yanlış Batılılaşma ve alafrangalık merakını eleştirir. Yazar, bu konuyu özellikle Şöhret Şatırzade adlı karakter üzerinden gözler önüne serer. Şöhret Şatırzade, Batılı görünmeye çalışan fakat bunu yalnızca dış görünüşte taklit etmekle sınırlı bırakan bir tiptir. Şıklığı sadece süslenmekten ibaret sanır; beli korsalı, yüzü pudralı, giyimine aşırı düşkün bir karakterdir. Kendini çok güzel ve etkileyici biri olarak görse de gerçekte oldukça çirkin ve yapmacık bir tiptir. Ona göre Batı, her yönüyle üstün ve örnek alınması gereken bir dünyadır. Ancak Şöhret, Batı’yı anlamak yerine sadece gösterişine hayran kalır.
Şöhret’in yapmacıklığı yalnızca giyimiyle sınırlı değildir. Kendi soyadını bile sonradan değiştirerek Şatırzade yapmıştır. Bunu yapmasının nedeni, insanların kendisini soylu bir aileden geliyormuş gibi görmesini istemesidir. Bu durum onun ne kadar gösteriş meraklısı ve sahte bir kimlik peşinde koşan biri olduğunu açıkça gösterir. Roman, bu yönüyle insanın kendisi gibi olmaktan uzaklaşıp başkası gibi görünmeye çalışmasının ne kadar gülünç ve trajik sonuçlar doğurabileceğini anlatır.
Romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şöhret’in tam zıttı bir karakter de oluşturur: Maşuk. Maşuk; genç, yakışıklı, çalışkan ve dürüst bir kişidir. Sevmenin, dostluğun ve emeğin değerini bilen bir karakterdir. Zor bir durumda kaldığında Şöhret’e yardım eder. Ancak Şöhret bu iyiliğe karşılık onun evini soyarak büyük bir nankörlük yapar. Bu olay, karakterlerin ahlaki farkını açıkça ortaya koyar.
Roman boyunca Şöhret Şatırzade’nin düştüğü trajikomik durumlar ve gülünç sahneler okuyucuyu hem güldürür hem de düşündürür. Hüseyin Rahmi, mizahi bir dil kullanarak yanlış Batılılaşmanın, taklitçiliğin ve gösteriş merakının insanı nasıl küçük düşürebileceğini anlatır. Eserde verilen en önemli hayat derslerinden biri, insanın kendi değerlerini unutmadan gelişmesi gerektiğidir. Başkasını körü körüne taklit etmek, insanı gerçek kimliğinden uzaklaştırır ve sonunda onu gülünç bir duruma düşürür.