·72 syf.····Okunma: 31 Mart 2026 21:30 İlk Yayın Tarihi:2016 71 sayfa
Kitap sanki uzun bir romanın içinden alınmış küçümen bir hikaye gibi.Başından sonuna gülümseten sıcacık bir hikaye okudum.Çin’in Yunhai kasabasındaki bir otelde tuvalet bekçiliği yapan bayan Ming günün birinde kahraman kişimiz fransız bir işadamıyla tanışır ve ona on çocuğunun hikayesini anlatır. Hikayeyi olağanüstü yapan ise Çin’de tek çocuk yasasının olmasıdır. Fransız işadamımız yaşlı kadının bir yalancı olduğunu düşünse de kendini bu hikayeleri dinlemekten alıkoyamaz. çünkü her çocuk çok farklı kişisel özelliklere ve çok farklı bir büyüme serüvenine sahiptir.
“Hakikat, en çok hoşumuza giden yalanın ta kendisidir” diyen roman, sorunun zekice kurgulanmış cevabıyla bu kısa ve güçlü metne şapka çıkarttırıyor. İnsanın canı bir daha okumak, iyice sindirmek istiyor. Bayan Ming de usulca iyi edebiyatın unutulmaz karakterleri arasına giriyor.
Okunmalı mı?
Bir solukta okuduğum akıcı, yormayan, şefkat hissini bolca aldığım bir kitap oldu.
Bayan Ming ve kitabın adından bellidir hiç olmadıklarını bildiğimiz, tahmin ettiğimiz ama kitabı okurken varlıkları hakkında şüpheye de düştüğümüz, Çin'in çocuk sahibi olma hakkındaki kurallarına aykırı bir biçimde oldukları iddia edilen on çocuğu üzerinden anlatılan kısacık bir yaşam bilgeliği romanı.
Üslup basit, yer yer bilgece sözler serpiştirilmiş küçük bir novella diyebilirim.Okuru dünyada kısa bir tura çıkarırken, uzun düşüncelere bırakır.
Alıntılar:
“Bugün birbirinden ayırt edilemez olsalar da, (oyuncak bebekler) bir çocuk tarafından sahiplendiklerinde, sevgiyle dolarak, bir öykü sahibi olarak, deneyimlerle işaretlenerek birbirinden farklılaşacaklardı.Başkalarından ayrı gösteren imgelemdir; sıradanlıktan, tekrardan, birörneklikten söküp alan, kurtaran imgelemdir. Oyunların kaderinde insanların kaderini görüyordum: hikayeler uydurarak ve bağlar kurarak özgünleri yaratan yalnızca imgelemdi; imgelem olmasaydı birbirimize yakın, fazlasıyla yakın, benzeş, gerçeğin sepetleri içinde üst üste yığılı olurduk.”
"Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek."
"Ne aşırı yalnızlık, ne aşırı ilişki, tam ortası, işte bilgelik budur."
"Dağı yerinden oynatan kişi işe önce küçük
taşları temizlemekle başlar."
"Sizi tutkuyla heyecanlandiran bir işi seçin
dedi, bõylece hayatınızın tek bir günü bile çalışmış olmazsınız."
"Sessizlik, asla ihanet etmeyen bir dosttur."
"Bir insan kendini ayakta tutan yalandan yoksun bırakırsa çõker."
"Gerçek, her zaman şüphecilikten pişmanlık duymama neden olmuştur."