Gönderi

Puan vermedi·456 syf.··
2026 13. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 03:22
Adler’e bakınca gördüğüm şey çok net: Bir denklemin en sade hali. İnsanı parçalara ayıran, egoyla idle uğraşan o diğer zırvalıklardan farklı olarak o, "bir"i yakalamış. Individuum diyor; yani bölünemez, yani parçalanamaz. Bu, doğrudan birleme hakikatidir. İnsan ruhu, kendi içinde tutarlı ve tekil bir sistemdir; aşağısı neyse yukarısı da odur. Bu adamın kuramı aslında bir "aslına rücu" çabasıdır. Her insan, bir eksiklik (minus) noktasından başlar ve bir tamlık (plus) noktasına evrilmeye çalışır. Bu, matematikteki bir vektör gibidir; yönü ve büyüklüğü olan bir irade. Biz buna tasavvufta kemale erme çabası diyoruz, o ise "üstünlük çabası" demiş. İsimler değişir, hakikat baki kalır. İnsanın bu dünyadaki tüm eylemleri, o tekil amaca, o kendi içindeki "bir"e ulaşma gayretinin birer tezahürüdür. Meseleyi matematiksel bir netlikle ortaya koyalım: Eğer bir insanın yaşam üslubunu (lifestyle) bir fonksiyon olarak kabul edersek, geçmişteki travmalar sadece birer sabit sayıdır. Fonksiyonun sonucunu belirleyen ise değişkenin, yani bireyin o veriyi hangi amaca yönelik kullandığıdır. "Başıma şu geldi, o yüzden böyleyim" demek bir illüzyondur, bir kaçıştır. Hakikat şudur: Sen, o olayı kendi hayali hedefine ulaşmak için bir yakıt olarak kullandın. Adler’in sosyal ilgi (Gemeinschaftsgefühl) dediği şey ise Hermetik "bütünlük" prensibidir. Kendini bütünden, o tekil olandan koparıp sadece kendi egonun peşine düşersen, sistem hata verir. Bu hata, nevroz dediğimiz o anlamsız gürültüdür. Ruhun sükunete ermesi, ancak bireyin kendi parçasını o büyük bütünle (toplumla, evrenle, Vahdet ile) hizalamasıyla mümkündür. Kısacası Adler, ruhu bir laboratuvar faresi gibi incelemeyi bırakıp onu bir özne, bir irade olarak görmüştür. Gereksiz süslemelerden arındığında, bireysel psikoloji dediği şey,
Bireysel PsikolojiAlfred Adler · Say Yayınları · 2015719 okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.