Kitabın konusunu detaylandırırsam spoiler vermem kaçınılmaz, o yüzden yüzeysel geçeceğim. Margot, Liv ve Anna. Hikâye, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bu üç kadının hayatına odaklanıyor. Aynı çevrede yaşayan bu kadınların hayatları; evlilikleri, annelikleri, sosyal statüleri ve mükemmel hayat algıları etrafında şekillenen dağın görünen yüzüyle tanışıyoruz. Bir gün yaşanan sarsıcı olay ise tüm dengeleri altüst ediyor. Saklanan sırlar, bastırılmış öfkeler ve kırılma noktaları kitabın dinamikleri.
İlk sayfalardan itibaren gerilim yüksek başlıyor. Birbirine bağlı üç kadın karakter ve hepsinin geçmişinde sakladığı sırlar var. Bir noktada şu soru ortaya çıkıyor: “Kim kimi yok etmek istiyor?” Karakterler yine Marrs klasiği: güvenilmez ve katmanlı. Kim masum, kim yalancı hissi baskın ve bölümler ilerledikçe bakış açısı oyunları devreye giriyor. Psikolojik yönden tekinsiz, okuru sürekli şüpheye düşüren bir kurgu. Hiçbir karakter tamamen masum olmadığı gibi suçlu da görünmüyorlar. Kitabın birinci kısmı; sağlı sollu ters köşe kroşelerle biterken, ikinci kısım başlarında tüm parçalar sinsice birleşiyor.
Ah ben ne okudum a dostlar ! Kitap akıp giden değil, okuru sürükleyip manipüle eden türden. Kurgunun perspektifi bir anda kırılıyor ve Marrs, okurun güvenini bilinçli olarak sarsıyor. Aslında bu güzel yorumu bozmak istemem ama eleştirdiğim yanlarını da yazmazsam kendime haksızlık etmiş olurum. Malumunuz twisti bol kitaplarda çoklu finaller göz bebeğimiz. Ancak bu kurguda bu durumun bir tık abartıldığını düşünüyorum. Bir de hikayedeki karanlık kimliğin suç işlediği anlardaki motivasyon kaynakları ya da tetikleyici unsurları diyeyim, bana fazla ve çoğu zaman anlamsız geldi. Şimdi diyeceksiniz ki, ee bunlara rağmen çok sevdiğini mi söylüyorsun? Evet. Çünkü bunların hiçbiri akışı gölgelemiyor. Aksine aklınıza ters düşen yerlere rağmen müthiş keyif almanızı sağlıyor. Bunun nedeni elbette kitabın hangi yazarın elinden çıkmış olduğu. Sevgili Marrs, son sayfada “en keyif alarak yazdığım kitabımdı” diye itiraf ediyor zaten. Siz de fazlasıyla nasibinizi alıyorsunuz. Daha ne olsun. :)