Kendini boşuna harcamış olur insan, / Dilediğine erer de sevinç duymazsa. / Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, / Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutlulukla."
Dostoyevski ve William Shakespeare’in ölümsüz eserlerinden yankılar taşıyan, kalbe dokunan, derinlikli bir ikinci şans hikayesi: “Çırpınırken” Deniz Uzay
"Canı yanmış bir kadından daha korkuncu, daha tehlikelisi, daha paramparçası yoktur..." felsefesiyle şekillenen bir hayat...
Delfin, yıllarca kalbindeki acıya sarılarak, gururunun ardına sığınmış ve öfkesiyle örülü bir kabuğun içinde yaşamıştı. Hayatında her şey eksilmişti, bir tek şey hariç: Oğlu Merih. Onu her an sevgiyle sarıp sarmaladı, sevgisizliğin içinde sevgiyi yeniden filizlendirdi.
Bu sırada ünlü oyuncu Derin Uçar, yıllardır kayıp olan karısından bir haber beklemektedir. Ve o beklediği haber nihayet gelir... Karısı ülkeye geri dönmüştür! Ama bu dönüş, beraberinde yıllardır saklı kalan sarsıcı sırları da getirir.
Delfin büyük bir sırrı açığa çıkarır: Derin'in öldü sandığı oğulları yaşıyordur...
Derin, bir yanda öfke, bir yanda tarifsiz bir sevinç içinde ne yapacağını bilemez
Ama içindeki en kuvvetli his hala aşktır. Ne yaşanırsa yaşansın, o kadını hala sevmektedir ve tek bir şey ister: Bu defa, gerçekten bir aile olabilmek
Kitabın en etkileyici yanı, karakterlerin hatalarıyla, zayıflıklarıyla ve en önemlisi de bitmek bilmeyen umutlarıyla çok insani resmedilmiş olması.
Bu, sırların ortasında bile sevginin nasıl iyileştirici bir güce dönüşebileceğini anlatan, kalbe dokunan bir anlatı. Kalpten gelen bir aşk, sessizliğin içinde bile yaşamaya devam eder...
Eğer kalbinize dokunacak ve sizi sevginin gücüne yeniden inandıracak samimi bir hikaye arıyorsanız bu kitaba mutlaka şans verin derim. Yazarın dili o kadar yalın ve içten ki sayfalar su gibi akıp gidiyor
Çırpınırken
ÇırpınırkenDeniz Uzay · İkinci Adam Yayınları · 20265 okunma