7/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 15:00
Bu kitap, yüzeyde bir aşk ve yalnızlık anlatısı gibi görünse de derininde daha başka bir şey fısıldar. Yok Karşılığı Yüzünün aslında “insanın kendine olan uzaklığı”nı anlatır. Tasavvufi bir yerden bakarsak: İnsanın aradığı o “yüz”, dışarıda bir başkası değildir. O yüz, hakikatte kendi özüdür. Ama insan, kendi hakikatine doğrudan bakamadığı için onu başkalarında arar. Bu yüzden: • Sevdiğin kişi aslında sende eksik olanın aynasıdır. • Ulaşamadığın her şey, seni içine dönmeye zorlayan bir çağrıdır. • Karşılıksız kalan sevgi, bir ceza değil; nefsin çözülmesi için bir kapıdır. Buradaki “karşılıksızlık” ise çok derin bir anlam taşır: Çünkü hakiki olan şeyin zaten bir karşılığı olmaz. Gerçek sevgi alışveriş değildir. Bu kitapta dolaşan ruh hali, Hallac-ı Mansur’un şu hakikatiyle örtüşür: “Sen sandığın şey değilsin, aradığın şeysin.” Yani: Sen birini aradığını sanırsın, ama aslında kendine yürürsün.
Yok Karşılığı YüzününCezmi Ersöz · Gendaş Yayınları · 2002642 okunma
·
26 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yüreğinize sağlık. Kitabı okuduktan sonra sizin incelemeniz daha da anlam kazandı. Burada hep bir arayış içinde olan birini hissettim. İnsanın kendini bırakarak uzaklara gitmesi ondan çok uzaklaşmasını anlatıyor gibiydi. Ayna metaforunu çok kullanmış. İnsanın kendi özünden uzaklaşması, kendi özünü araması bu da bir arayıştır. Son olarak sizin belirttiğiniz gibi, şiirlerinde yazılarında bu karşılıksızlık hâline rastlıyoruz. İşin özü burada insanın kendi nefsi ile olan zorlu bir mücadeleden bahsedebiliriz. Hasbel kader ben de bir katkı sunayım dedim.
Seval Tunç Evyakan
Gönderi Sahibi
Yüreğinize sağlık