·560 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Nisan 2026 16:13 Âşık Paşa 1272 senesinde Kırşehir'de dünyaya gelip, 1333 senesinde yine Kırşehir'de Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Türbesi de aynı şehirde bulunmaktadır. Âşık Paşa'nın asıl ismi ise Ali'dir. "Âşık" onun mahlasıdır. "Paşa" ifadesi ise onun, babasının ilk oğlu olduğuna işarettir. Babasının ismi ise Muhlis Paşa'dır. Muhlis Paşa bir ara Konya şehrine hâkim olmuş ve altı aylık bir hâkimiyetten sonra şehri Karamanoğulları'na devretmiştir.
Âşık Paşa ilk derslerini Şeyh Osman'dan alır ve babasının da vasiyeti üzerine Şeyh Osman'ın kızı ile de evlenir. Âşık Paşa, bir ara Anadolu Valisi Timurtaş Paşa'nın da veziri olmuştur.
Âşık Paşa'nın öne çıkan eseri Garibnâme olmakla birlikte diğer eserlerinin isimleri şu şekilde: Fakrnâme, Vasf-ı Hal, Hikâye, Kimya Risalesi, Risale fî Beyani's-sema.
Ayrıca Âşık Paşa'nın yaşadığı devrin Arapça ve Farsça tesirinde kalmayarak, eserlerini Türkçe olarak yazması da dikkat çekici bir husustur.
Garibnâme, kendisinin 1330 senesinde kaleme aldığı, 12.000 beyitten oluşan, halkı eğitmek gayesiyle yazılmış, dinî ve tasavvufî bir eserdir. Eser on bölümden oluşuyor. Âşık Paşa, eserinin giriş bölümünde bu on bölümü şu şekilde özetliyor:
"Birinci bölümde bir olanlar anlatılır. On hikâyeden oluşan birinci bölümde mânâ hazinesini yakından tanı. Hikâyelerin her birinde birlik içindekilere övgü, ikilik çıkaranlara yergi vardır.
İkinci bölümde ikili olanlar anlatılır. On hikâyeden oluşan ve okuyup öğrenmek isteyenler için can-vücut ve yer-gök gibi kâinattaki zıt şeylerin bilinmesi gerekir.
Üçüncü bölümde üçlü olanlar anlatılır. Bu bölümde on hikâye var. Allah "ol" diye emrettiği için bunlar gelecek, geçmiş ve içinde yaşanılan durum gibi üçerli yaratılanlardır.
Dördüncü bölümde dörtlü olanlar anlatılır. Bu bölümde anlatılan on hikâyenin her biri gül bahçesi gibi gönül açıcıdır. Dörtlüler, toprak, rüzgâr, ateş ve su gibi şeylerdir.
Beşinci bölümde beşli olanlar anlatılır. Bu bölümün on hikâyesinde incelikler vardır. Her fasıl ve tür, beş duyu ve beş ibadet gibi konuları anlatır.
Altıncı bölümde altılı olanlar anlatılır. Altılılar, Allah'ın dünyayı niçin yarattığını ve temelini altı üzerine kurduğunu on hikâye ile açık bir şekilde anlatır.
Yedinci bölümde yedili olanlar anlatılır. Yedinci bölümde şaşırtıcı on hikâye vardır. Allah bunları yedi katmanlı vücut ve yedi kat gökyüzü gibi yedili yaratmıştır.
Sekizinci bölümde sekizli olanlar anlatılır. Bu bölümdeki on hikâye bize sekiz yön gösterir. Nitekim sekiz cennet vardır. Allah bunun gibi şeylere "sekiz" adını verdi.
Dokuzuncu bölümde dokuzlu olanlar anlatılır. Yüce Allah'ın bunca varlığı dokuz nüfus, dokuz perde olarak zikrettiğini bildiren on hikâye de bu bölümde vardır.
Onuncu bölümde de onlu olanlar anlatılır. Onuncu bölümde de on hikâye ile hakikatler ve incelikler güzelce anlatılır. Onluları, inceden inceye "tam on eder" ayeti gibi açıklar (Bakara 196)."
Yayınevi, manzum yazılmış olan bu eseri nesir olarak tercüme etmiş ve mütercim Doç. Dr. Mehmet Gedizli oldukça güzel bir dil kullanmış. Gayet anlaşılır ve faydalı bir metin olmuş.
700 sene öncesinden bugüne gelen, hikmetler ile dolu bu kıymetli eseri mutlaka tavsiye ediyorum.
Herkese faydalı okumalar dilerim.