…her insanın çocukluğu ‘geçmiş’ adı altında geleceğine götürdüğü bohçalar içine çıkınlanmış hazinedir mamafih geçirmiş olduğum harika bir çocukluk dönemimde okuduğum kitaplar, tıpkı sokaklarda oynadığım tadı benzersiz oyunlar gibi, o bohça ile geleceğime yani bugünüme taşıdığım emsalsiz hazinelerdendir.
emsalsiz okuma keyfi neviinden nitelediğim o kitaplardan benim için en müstesna olanı ise, ‘pal sokağı çocukları’ kitabıdır.
öyle ki hala her dibe yeksan buhranlarımda bir kaçış alanı olarak ‘pal sokağı çocukları’ nın sayfaları arasında buluveririm kendimi. kitabın giriş sayfasındaki laterna hala zihnimde çınlar, macun çiğnerken odun deposundaki nöbetçiler yerinde mi, değil mi, kontrol etme gereksinimi adrenalin pompalar tüm vücuduma ve onbaşı neöesçek kırmızı gömleklilerden kaçsın diye dua ederim…
bunların her birini içimden geçirirken sayfalar arasındaki yolculuğumda ben hala ilkokul dördüncü sınıfımdayım ve ilkokul öğretmenim canım Gülseren Türker annem, gözünde gözlük, elinde cetvel o sert ama ana canlısı tatlığıyla çarpım tablosundan, yarın yapacağı sözlü yoklamanın kaygısındayım.
Allahım ne müthiş kaygı! çünkü ben hala dördüncü sınıfta ve onbaşı nemesçek’in kankasıyım…
bir kitap bir insanın ne kadar dostu olabilirse ‘pal sokağı çocukları’ benim için o kadar dostum ve sığınağım hatta sırdaşımdır…
keşke kitap, nemesçek yüzbaşı rütbesine yükselmeden bitmiş olsaydı ve buda ve peştedeki o odun deposunda yine kırmızı gömleklikleri yenseydik…
dipçe-1 : mart ayının değil, benim için yüzyılın kitap önerisidir mamafih nemesçek’i tanımamış çocuk, çocukluğunun hep bir yanı eksik kalmıştır. benden söylemesi!
dipçe-2 : okumayan büyüklerin çocukluğunu ödüllendirmesi tavsiyemdir ve çocuklara mutlaka okutulmalıdır hatta genç ve yetişkin hatta hatta… neyse kısa kestim tamam!
#meki_022kitaplığı