Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 02 Nisan 2026 01:10 "Çoğu martı için uçmak, karın doyurmaktan öte bir anlam taşımazdı; oysa Jonathan için önemli olan yemek değil, uçmaktı."
Richard Bach, bu incecik kitapta devasa bir varoluş sancısını işliyor...
Jonathan Livingston, sadece biyolojik ihtiyaçlarını karşılamakla yetinen 'Sürü'nün aksine, kendi sınırlarını keşfetmeye adanmış bir ruhun simgesi gibi.
Kitabı okurken kendime şu soruyu sormadan edemedim: Ben kendi hayatımda sadece hayatta kalmaya mı çalışıyorum, yoksa potansiyelimin sınırlarını zorluyor muyum?
Toplumun yani o "Sürü'nün" farklı olanı dışlaması, mevcut durumun ve süregelen düzenin konforuna sığınanların gelişimden ve yenilikten korkması o kadar tanıdık ki bize...
"En yüksek uçan martı, en uzağı görendir" cümlesi, zihnime kazındı. Kendi sınırlarını çizmek isteyen, 'başkaları ne der' hapishanesinden çıkmaya çalışan herkesin bir şekilde yolunun kesişmesi gereken bir kitap..
Kesinlikle tavsiye ederim.